Cumhuriyetin iktisadi kalkınmaya dayalı "atılım dönemi"nin ilk yıllarından beri ülkemizde dokuma sanayisi öncelikli sektörlerin başında gelmiştir. Bunun en önemli nedenlerinden biri sektörde -dokuma makinelari dışındadışa bağımlılığın yok denecek kadar az olmasıdır. Diğer önemli bir neden de o dönemde her yaştan vatandaşımızın, gündelik yaşamında gereksinim duyduğu dokuma ürünlerine (kumaş, basma, bez, sonrasında ayakkabı, palto, ceket, pantolon, gömlek vb.) -aile bütçesine fazla bir yük getirmeden- erişebilmesinin sağlanması gereğidir.
Özel sektörün henüz gelişmediği koşullarda halkın bu temel gereksiniminin yurt sathında karşılanabilmesi "halkçılık" ve "devletçilik" ilkelerinden güç alan bir "sosyal devlet" anlayışıyla mümkün olabilirdi. Daha da önemlisi, o "atılım dönemi"nin kurmayları görevlerinin tam olarak bilincindeydi ve bu bilincin gereği olarak yılmadan, yorulmadan çalışıp kısa zamanda "planlı kalkınma"nın başarılı örneklerini verdiler.
PLANLI KALKINMANIN DOKUMA TEZGÂHLARI1933-1939 yıllarını kapsayan "Birinci Beş Yıllık Sanayi Planı"na göre Sümerbank'a tam donanımlı pamuklu dokuma (mensucat) fabrikaları kurma görevi verilmişti. Sümerbank'ın kurduğu fabrikalardan "ilk"i 1935 yılında açılan Kayseri Sümer Bez Fabrikası'ydı. Fabrika'nın temeli 1934'te atılmış, 15 ay sonra dönemin başbakanı İsmet İnönü ile Ekonomi Bakanı Celal Bayar tarafından hizmete açılmıştı. Bunu Ereğli, Nazilli, Gemlik, Bursa ve Malatya'daki fabrikalar izledi. Bu fabrikalarda uzun yıllar dokuma tezgâhları -çoğu zaman üç vardiya- hiç susmadı. Duyulan ses yalnızca tezgâhların ahenkli sesi değildi, o ses, Atatürk'ün 1937'de Nazilli Basma Fabrikası'nın açılışında ifade ettiği "sanayinin musikisi"ydi.
Sümer Bez Fabrikası'nın kentin sosyal yaşamına ve gelişmekte olan sanayi kültürüne katkısı dikkat çekiciydi. Fabrikada kısa sürede elde edilen yüksek verimlilik örnek alınarak kentte özel sektör eliyle 1953'te yan yana iki dev dokuma fabrikası daha kuruldu. Bunlardan birisi geçtiğimiz günlerde kapanan Orta Anadolu Mensucat, diğeri de yıllar önce dokuma üretimine son veren Birlik Mensucat fabrikasıydı. Her iki fabrikanın açılışını da dönemin başbakanı Adnan Menderes yapmıştı. Bu iki fabrika uzun yıllar boyunca Kayseri'nin sanayileşme yolculuğunda özel sektörün misyonunu başarıyla temsil ederek kentte yatırımın, üretim ve istihdamın öncüleri arasında yer aldı.
FABRİKALAR KAPANIYOR, İŞSİZLİK BÜYÜYORKayseri'de neredeyse 100 yıllık dokuma sanayisi birikimindeki kan kaybı Orta Anadolu Mensucat'ın kapanmasıyla iyice görünür oldu. 1953'te kurulan ve şehrin köklü sanayi kuruluşlarından Orta Anadolu Mensucat Fabrikası'nın kapanması kentte üzüntüyle ve derin bir endişeyle karşılandı. Son yıllarda tekstil sektöründe birbiri ardına birçok fabrika kapandı. Son olarak Kayseri'den gelen bu haber de tekstil sektöründe yıllardır izlenen çarpık ekonomi politikalarına yönelik eleştirileri alevlendirdi. Ateş önce düştüğü yeri yakıyor elbette; fabrikanın kapanması bir gecede 1400 kişinin işsiz kalmasına yol açtı. Bu durumun kentte yol açtığı kaygı, endişe ve öfke; üretimden, yatırımdan, istihdamdan kopuk ekonomik politikalarına yönelik "tepki" sanıldığından da fazladır. Yerel basında çıkan haber ve yorumlar, sosyal medyadaki paylaşımlar kentin belleğinde derin izler bırakmış bir fabrikanın bir gecede kapanmasının yol açtığı tepkiyi açıkça ortaya koyuyor.

13