Bugünün dünyasında çocuklarımızı en çok neyle ölçüyoruz Notlarla, sınav sonuçlarıyla, kazandıkları okullarla... Zeki mi, başarılı mı, iyi bir okula girecek mi Bu sorular artık yalnızca eğitim sisteminin değil; evlerin, ailelerin de gündemi. Oysa yaşam, çocuklarımıza yalnızca çoktan seçmeli sorular sormuyor. Yaşam bazen yanıtı olmayan bazen de haksız sorularla geliyor. İşte tam bu noktada, zekânın tek başına yetmediğini fark ediyoruz.
ZEKİ AMA YORGUN OCUKLARSon yıllarda yalnızca akademik olarak zorlanan öğrenciler değil, başarılı görünen çocuklar da ciddi bir baskı altında. Kaygı, tükenmişlik, hata yapma korkusu ve kendilerine karşı sert bir iç ses...
Birçok veli şu cümleyi kuruyor: "Aslında çok zeki ama kendine hiç güveni yok." Bu çelişkinin kaynağı, giderek daha fazla konuşulan bir kavramda yatıyor: psikolojik sermaye.
Psikolojik sermaye, bireyin zorlayıcı koşullar karşısında ayakta kalmasını sağlayan iç kaynakların bütünüdür. Görünmezdir ama etkilidir. Öğretilmezse eksik kalır, desteklenirse güçlenir. Psikolojik sermaye dört temel bileşenden oluşur: özyeterlilik, umut, yılmazlık ve iyimserlik. Bu dört unsur, çocuğun yalnızca "başarmasını" değil, baş edebilmesini sağlar.
'YAPABİLİRİM' İNANCI EVDE BAŞLARÖzyeterlilik, çocuğun bir işi başarabileceğine dair inancıdır. Ancak bu inanç sadece "Aferin" demekle gelişmez. Bir çocuk, "Bu soruyu henüz yapamıyorum" diyebiliyorsa öğrenme yolundadır. Ama "Ben zaten yapamıyorum" demeye başladıysa burada yalnızca akademik değil, psikolojik bir kırılma vardır. Umut, her şeyin yolunda gideceğine inanmak değildir.
Umut, bir hedef koyabilmek ve o hedefe giden yol kapandığında başka yollar düşünebilmektir. Bir sınav kötü geçtiğinde çocuğa verilebilecek en güçlü mesaj şudur: "Bu yol olmadı ama başka yollar var." Unutmayalım, umutlu çocuklar vazgeçmez, yön değiştirir.
Yılmazlık, çocuğun düştükten sonra toparlanabilme becerisidir. Bugün birçok çocuk, düşmemek için aşırı kontrollü bir yaşam sürüyor. Oysa yaşam, düşmeyi garanti eder. Asıl soru şudur: ocuğumuz düştüğünde biz ne yapıyoruz "Bunu sana yakıştıramadım" mı diyoruz, yoksa "Bu zor bir deneyimdi ama geçici" mi diyoruz

8