Uzun zamandır "mutlak butlan" tartışmalarının gölgesinde kalan, "çerçeve yasa taslağı" olarak anılan, "Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi"nin Meclis'te görüşülmesi, bugünlerde üstünde çalıştığım bir dosyada yer verdiğim, Osmanlı'da padişah buyruğunun önemini anlatan bir bilgiyi anımsattı bana. Bilgi; Yavuz Sultan Selim'in, 1514 aldıran Savaşı sonrası kendi istekleriyle Osmanlı'ya bağlanan Kürt beylerine, kendi yöneticilerini yani beylerbeyini seçme yetkisi vermesiydi... Kürtler, kendi içindeki anlaşmazlıklardan dolayı yönetici seçememiş ve merkezden atama yapılmasını istemişti... Aradan geçen yüzlerce yıla karşın aynı konu, bu defa emperyalist buyrukla, sahnedeki "yeni" aktörlerin iktidarın arkasında hizalanmasıyla gündemi sarstı!
Bu coğrafyanın tarihini geri sardığınızda, hemen her dönemde konuyla ilgili çok çarpıcı gelişmelerle karşılaşmanız olanaklı. Buradan da anlaşılacağı gibi üzerinde hararetle tartışılan mesele günümüz Türkiye'sinde ortaya çıkmış, çok yeni bir şey değil aslında. Geçmişi yüzyıllar öncesine dayanıyor... Fakat ne tesadüftür ki birçok şeyin sembollerle ifade edildiği bir çağda, görüşmeler bile Sevr'in imzalanmasının yıldönümüne denk gelebiliyor!..
ARKA PLANYasayla ilgili bugüne kadar kamuoyunu en fazla rahatsız eden şey, içeriği hakkındaki bilinmezliklerdi... Arka planda ne yapılmak isteniyor Türk-KürtArap ittifakıyla nasıl bir Türkiye hayal ediliyor ABD büyükelçisi, Osmanlı İmparatorluğu'na övgüler düzerek Türkiye için en iyi sistemin "Osmanlı millet sistemi" olduğu görüşünü durup dururken neden söylüyor Bunlar ve bunlara benzer birçok önemli soru yanıtını ararken yasanın bilinmeyen içeriğinden daha çok parti yaklaşımları ve YENİ Parti'nin gerçekten "yeni" olması nedeniyle bu görüşmede alacağı karar herkes için merak konusu oldu... Hatta yasanın, parti içinde, kapalı oturumlarla son dakikalara kadar tartışılması ve oylama hakkında bir uzlaşıya varılamaması, bu merakın milletvekilleri için de geçerli olduğunu ortaya koydu!
SEİM OYUNUOylamanın hemen ardından, "Özgür Özel'in AKP'nin oyununu bozduğu" yönünde yapılan yorumlarla karşılaştık. Bu ve benzeri yorumları, geçmişte "altılı masa" görüşmeleri sonrasından da çok iyi anımsıyoruz. Fakat gelinen noktada ortada bozulan bir oyuna da henüz rastlamış değiliz, ne yazık ki!
Her şeyden önce tarihsel önemi yadsınamayacak ve oldubittiye getirilemeyecek bir sorunu, yalnızca "seçim oyunu" vb. seviyeye indirgemek yanılgıların en büyüğüdür! Ne söylersek söyleyelim, YENİ Parti oy kullananlar içinde düşüncesini ifade etmekte en fazla zorlanan grup olarak tarihe geçmiştir! Parti içinde "evet" ve "hayır" oylarının neredeyse yarı yarıya bölünmesi de bunu doğrulamıştır!
Oysa Cumhuriyet tarihinin en kritik oylamalarından birinde, iktidarın en güçlü adayı olarak gösterilen partinin görüş ve yaklaşımlarını çok daha açık ve parti bütünlüğü içinde vermesi bekleniyordu. Milletvekillerinin seçildikleri illerin hassasiyetine göre oy kullanması, toplum nazarında "ilkesizlik" üstüne bir de "samimiyetsizlik" duygusu oluşturduğu yorumları yapıldı!
BEKLENTİ GEREKLEŞMEDİ!Mutlak butlan başta olmak üzere gerçekleştirilen baskınlarla, atanan kayyımlarla, gözaltılar, tutuklamalar, fezlekeler, uzaklaştırmalar, yargısız infazlar ve daha birçok hukuksuzlukla mücadele eden ve buna karşın toparlanarak kurulan yeni bir parti için oldukça şanssız bir dönem yaşandığını rahatlıkla söyleyebiliriz...

15