Öncelikle Mavi Vatan'da sondaj - Hikmet Sami Türk

Yeni derin deniz sondaj gemimiz ağrı Bey, 15 Şubat'tan bu yana petrol ve doğalgaz aramak amacıyla Somali'ye gitmek için yolda. Konuyu geniş bir açıdan ele almakta yarar var.

Anayasamızın "Tabii servetlerin ve kaynakların aranması ve işletilmesi" kenar başlıklı 168. maddesine göre, "Tabii servetler ve kaynaklar devletin hüküm ve tasarrufu altındadır. Bunların aranması ve işletilmesi hakkı devlete aittir. Devlet bu hakkını belli bir süre için, gerçek ve tüzelkişilere devredebilir. Hangi tabii servet ve kaynağın arama ve işletmesinin, devletin gerçek ve tüzelkişilerle ortak olarak veya doğrudan gerçek ve tüzelkişiler eliyle yapılması, kanunun açık iznine bağlıdır."

Bu hükmün ve ondan önce 1961 Anayasası'nın aynı konudaki 130. maddesinin kaynağı 7.3.1954 tarih ve 6326 sayılı Petrol Kanunu ile aynı tarih ve 6327 sayılı Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı Kanunu'dur. Günümüzde bu kanunların yerini 30.3.2013 tarih ve 6491 sayılı Türk Petrol Kanunu ile Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı Ana Statüsü almıştır.

TPAO VE ALIŞMALARI

Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı (TPAO), kamu adına hidrokarbon arama, sondaj, üretim, rafineri ve pazarlama faaliyetlerinde bulunmak amacıyla kurulmuştur. Ana statüsüne göre TPAO, "tüzelkişiliğe sahip, faaliyetlerinde özerk, sorumluluğu sermayesiyle sınırlı bir iktisadî devlet teşekkülüdür". Daha önce büyük pay sahipleri Hazine, T C Emekli Sandığı, Ordu Yardımlaşma Kurumu, Etibank, Sümerbank ve Türkiye İş Bankası iken (1) günümüzde bütün paylar Türkiye Varlık Fonu'nda toplanmıştır. Kamu iktisadi teşebbüsü olarak Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'na bağlanmıştır.

Ulusal petrol ortaklığı olarak TPAO, 1954'te başladığı çalışmalarını günümüzde de yurtiçinde ve dışında sürdürmektedir. Ancak bu çalışmalarda önceliğin anavatan, denizleriyle "Mavi Vatan" olması genel beklentidir. Fakat beş yıldan beri Doğu Akdeniz'de Türkiye'nin Güneybatı kıyılarında hidrokarbon arama ve derin deniz sondaj çalışmaları durmuş bulunmaktadır.(2) Oysa Türkiye, henüz katılmadığı BM Deniz Hukuku Sözleşmesi'ne göre yalnız 12 deniz milini geçmeyen karasularında değil; bunun ötesinde 200 deniz miline kadar uzanabilen münhasır ekonomik bölge ile kara ülkesinin doğal uzantısı olarak belirli kriterlere göre 200 deniz mili ötesine kadar giden kıta sahanlığında da sismik araştırmalar ve sondajlar yapmak, petrol ve doğalgaz bulduğu takdirde bunları işletme hakkına sahiptir.(3)

DERİN DENİZ SONDAJ GEMİLERİ

Halen TPAO, çeşitli tarihlerde Norveç ve Güney Kore gibi ülkelerden satın aldığı, ileri teknolojiye sahip altı derin deniz sondaj gemisinden oluşan güçlü bir enerji filosuna sahiptir. Cumhuriyet döneminin kazanımları olan bu gemilere Osmanlı padişahları Fatih, Yavuz, Kanuni, Abdülhamit Han ve Yıldırım ile Büyük Selçuklu ağrı Bey'in adları verilmiştir. İki sismik araştırma gemisi (Oruç Reis, Barbaros Hayreddin Paşa), 11 destek gemisi, bir inşaat gemisi ve bir yüzer üretim platformu filoyu tamamlıyor. Türkiye'nin böyle bir filo oluşturması, denizlerdeki doğalgaz ve petrol rezervlerini arayıp çıkarmak suretiyle enerji alanında dışa bağımlılığı azaltmaya, yerli üretimi artırmaya ve enerji güvenliğini sağlamaya yöneliktir.

12 bin 200 metre derin deniz sondaj kapasiteli Fatih, Yavuz, Kanuni ve Abdülhamid Han gemileri halen Karadeniz'de Sakarya Gaz Sahası'nda görev yapıyor. 12 bin metre derin sondaj kapasitesine sahip iki yeni gemiden biri olan Yıldırım,§ Karadeniz sondajlarına katılacak; diğeri ağrı Bey ise Somali kıyılarında sondaj yapacaktır.

AĞRI BEY'İN SOMALİ GÖREVİ

Bu amaçla ağrı Bey, 180 kişilik mürettebatı ile 15 Şubat 2026 günü Mersin Taşucu Limanı'ndan ilk uluslararası görev yeri olan Somali'ye uğurlandı. ağrı Bey'e gerektiğinde korsanlara karşı savunma amacıyla Deniz Kuvvetleri'ne ait TCG Sancaktar, TCG Gökova ve TCG Bafra adlı savaş gemileri eşlik edecek. Ayrıca Altan, Korkut ve Sancar destek gemileri de sondajların kesintisiz, güvenli ve verimli yürütülmesini sağlayacak. ağrı Bey filosunun hareket tarihinden 45 gün sonra Mogadişu Limanı'na varması bekleniyor. Bir buçuk aylık uzun yol, ağrı Bey'in Akdeniz'i baştan başa geçtikten, Cebelitarık Boğazı'ndan Atlas Okyanusu'na çıktıktan sonra, Afrika'nın Batı kıyılarını takip ederek Ümit Burnu'nu dönüp Afrika'nın doğu kıyılarından Somali'ye ulaşacak bir rota izlemesinden kaynaklanıyor.