Oxford Sözlüğü'nün 2025 yılı için seçtiği kelime "rage bait" yani "öfke tuzağı" idi. Tanım basit: Dijital mecralarda kasıtlı olarak öfke uyandırmak için üretilen içerik. Ama mesele, bundan çok daha derin.
Bugün sosyal medya platformlarının algoritmaları en çok öfkeyi seviyor. ünkü öfke hızla yayılıyor, trafik oluşturuyor, reklam gelirini artırıyor. Böylece öfke, bir duygu olmaktan çıkıp dijital kapitalizmin en kârlı ürünü haline geliyor.
ÖFKE NEDEN BU KADAR KÂRLIünkü dijital platformlar insan psikolojisinin karanlık bölgeleriyle uyumlu bir mantık üzerine kurulu. Nörobilim bize öfkenin, tiksinmenin ve korkunun, beğeni veya merak gibi duygulardan çok daha hızlı tetiklendiğini söylüyor. Refleks olarak tepki verme eğilimimiz, platformların en sevdiği şey: Hızlı, düşünmeden, impulsif etkileşim. Böylece öfke bir duygu olmaktan çıkıyor, bir iş modeline, daha doğrusu bir trafiğe dönüştürülüyor.
TÜRKİYE'DE 'RAGE BAİT'İN YÜKSELİŞİTürkiye'de bu kavramın karşılığı daha da belirgin. Siyasi kutuplaşmanın keskinliği, ekonomik kaygıların yarattığı kırılganlık ve trol ağlarının etkisi "rage bait" kültürünü besliyor.
Bir başlık, bir cümle ya da bağlamından koparılmış bir video, milyonların sinir uçlarına dokunmaya yetiyor. Sonuç: Gerçeklik bulanıklaşıyor, toplumsal tartışma zemini çoraklaşıyor.
Rage bait'in ürettiği hasar yalnızca bireysel öfke hali değil; kurumlara güvenin aşınması, aklın yerini reflekslerin alması, toplumun giderek "dış uyaranlarla yönetilen" bir duygu topluluğuna dönüşmesi.

4