Ankara'da dün başlayan ve bugün de süren NATO zirvesi, NATO'yu sorgulamamızı gerektirmektedir.
Soğuk Savaş'ın başlangıcında algılatılan Sovyet tehdidine karşı bir ortak güvenlik ittifakı olarak kurulan NATO, Soğuk Savaş'ın bitmesi ile varlık nedenini yitirmiştir. Ancak Rusya'yı hâlâ küresel bir tehdit olarak gören ABD, NATO'yu Rusya'ya karşı bir denge öğesi olarak görmekte ve NATO aracılığıyla bu ülkeyi çevrelemeye devam etmektedir.
Soğuk Savaş'ı 16 üye ile tamamlayan örgüt Doğu Avrupa'da oluşan stratejik güç boşluğunu hızla doldurmuş, SSCB'den ve Yugoslavya'dan ayrılan devletleri üye yaparak üye sayısını 32'ye çıkarmış ve Doğu Avrupa'ya yayılmıştır.
NATO yeni üyelerle yetinmeyerek Barış İçin Ortaklık, Akdeniz Diyalogu, İstanbul İşbirliği Girişimi ve Küresel Ortaklar adı altında dünya çapında 29 devlet ile özel ilişkiler geliştirmiş üyelerle birlikte 61 ülkeyi kapsayarak etki alanını dünyaya yaymıştır.
Soğuk Savaş döneminde görev alanı üye devletlerin ülkeleri ile sınırlı iken alan dışı görevlerle alan sınırlaması kaldırılmıştır.
ABD'NİN IKARLARI VE ABBu değişimler sonucunda NATO 1949'daki Kuzey Atlantik ortak güvenlik örgütü olmaktan çıkmış, başat gücü ABD'nin küresel emperyalist çıkarları için dünyanın her bölgesinde kullanılabilen araç durumuna gelmiştir.
ABD Başkanı Trump'ın Kanada'yı ve Danimarka egemenliğindeki Grönland'ı ilhak niyetini açıklamasıyla ilk kez bir NATO üyesi diğer üyelerin egemenliğini ve toprak bütünlüğünü tehdit etmektedir. Yalnızca bu bile örgütün sorgulanması için yeteli bir nedendir.
NATO zirvesi bu gerçeklerden bağımsız değerlendirilemez. Ankara'daki zirvede önemli bir konu, tüm zirvelerde olduğu gibi üyelerin savunma harcamalarını milli gelirlerinin yüzde 5'i düzeyine çıkarmaları olacaktır. ABD, üyelerin savunma harcamalarını artırarak kendi akçasal yükünü hafifletmeyi ve daha çok silah satmayı amaçlamaktadır.
Zirvede ayrıca Rusya'yı çevrelemek amacıyla Kuzey Buz Denizi'nden Karadeniz'e uzanan doğu kanadının güçlendirilmesi ve Ukrayna'ya yardım konuları görüşülecektir.
NATO'daki köklü değişim dikkate alındığında NATO zirvesinde alınacak kararların diğer üye devletlerden daha çok ABD'nin çıkarlarına yönelik olacağı görülmektedir.
İLİŞKİLER GÖZDEN GEİRİLMELİNATO'nun başat gücü ABD ittifak kavramına aykırı olarak CAATSA yaptırımları ile ülkemizi düşman gibi görmekte; parasını ödediğimiz F-35'lere el koymakta; F-16 modernizasyon kiti ve jet motoru almamıza zorluk çıkarmakta; güneyimizde bir Kürt devleti kurmaya çalışmakta; bu amaçla bölücü terör örgütünü silahlandırmakta; Türk-Yunan askeri dengesini Yunanistan lehine değiştirmekte, Türkiye'nin haklarını hiçe sayarak Yunanistan, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ve İsrail ile Doğu Akdeniz'de hidrokarbon kaynaklarını sahiplenmektedir.

11