Mustafa Necati'yi düşünürken - Mustafa Gazalcı

Her yılbaşı geldiğinde gencecik yaşında talihsiz bir biçimde yitirdiğimiz Milli Eğitim Bakanı Mustafa Necati'yi düşünürüm. 1928'in son günü herkes evinde, dışarıda yeni yılın kutlaması için hazırlanırken Mustafa Necati bakanlıkta birden rahatsızlanır, hastaneye kaldırılır. Apandisit, bağırsaklarında iltihaplı bir apse yapmıştır. Ameliyat edilir. Ne yazık ki geç kalındığı için kurtarılamaz.

Atatürk'ün kaybını duyunca gözyaşı döktüğü "Ne evlattı o..." dediği Mustafa Necati, tasarladıklarını, düşlerini gerçekleştiremeden 35 yaşında yaşamdan ayrılır. Yeni Türk abece'sinin (alfabe) yasası yeni çıkmış, Millet Mektepleri açılmış, Atatürk başöğretmenlik sanını kabul etmişti.

Cumhuriyet tarihimizin bu en büyük kültür devriminin bütün yurtta yayılması için bütün çalışmalar yapılmıştı. Arkadaşları, çok sevdiği Atası ve öğretmenler, gelecek güzel günler için büyük bir seferberliğe hazırdılar.

GECE-GÜNDÜZ ARALIKSIZ ALIŞMA

Yazar Şevket Süreyya Aydemir, Suyu Arayan Adam yapıtında Milli Eğitim Bakanlığı'ndaki çalışmaları şöyle anlatır: "Mustafa Necati genç bir insandı. Ona göre zamanın gecesi gündüzü yoktu. Bizim bakanlıkta iş, akşam tatilinden sonra bütün dairelerin kapıları kapanınca başlardı. Müdürlerin, genel müdürlerin lambaları geç saate kadar yanardı. Bu geç saatlerde bakan hemen daima arkadaşlarının yanında olurdu. Eğitim Bakanlığı'nın içinde sessiz ama güçlü bir hava esmekteydi. Laik eğitim, karma öğretim gibi ileri memleketlerin hâlâ tartışmasını yaptıkları cesur ve ileri atılımlar, bu alçakgönüllü dairenin insanları tarafından başarılmıştır."

CEPHEDEN TBMM'YE

Mustafa Necati genç yaşında TBMM'ye cepheden gelmişti. İzmir'de öğretmenlik ve avukatlık yaparken Yunanların İzmir'i işgal edeceğini öğrenince hızla harekete geçer. Redd-i İlhak üyelerini 14 Mayıs 1919'da Bahri Baba parkında toplar, orada ateşli bir konuşma yapar. 15 Mayıs'ta Yunanların İzmir'e çıkması üzerine cepheye koşar. Soma, Bergama, Akhisar bölgelerinde düşmana karşı Bulgurcu Mehmet Efe'yle direnişi örgütler, çete savaşlarına katılır.

ÖĞRETMENLERLE BÜTÜNLEŞEN BAKAN

1920'de 26 yaşındayken Saruhan (Manisa) milletvekili seçilir. Samsun ve Kastamonu'da İstiklal Mahkemesi başkanlığı yapar. 1923'te İzmir milletvekili seçilir. Mübadele (değişim), İmar ve İskân, Adalet Bakanlığı görevini yürütür.

Mustafa Necati'yi asıl unutulmaz kılan yaklaşık üç yıl süren Milli Eğitim Bakanlığı görevidir. O, okulla yaşam arasındaki -kendi benzetmesiyle- "in Seddi"ni kaldırır. Bütün sorumluluğu üzerine alarak 1926'da karma eğitimi getirir. Yaşama dönük bir ilköğretim programı hazırlatır. 1926'da Kayseri Zincidere'de, 1927'de Denizli'de Köy Öğretmen Okulları, 1926'da Gazi Öğretmen Okulu'nu açar. Mustafa Necati, 22 Mart 1926'da TBMM'de yaptığı konuşmada, "Eğitim demek öğretmen demektir" diyerek öğretmenin eğitim için önemini en özlü biçimde anlatır. Yine 22 Nisan 1928'de TBMM'de bakanlığın bütçe görüşmeleri sırasında eğitime bakışını şöyle belirtir: