Kütahya- Eskişehir muharebeleri: 105. yıl - Hüner Tuncer

Muallimler Kongresi açıldı. 17 Temmuz 1921, Yenigün. Mustafa Kemal, Kütahya- Eskişehir Savaşı sürerken 15-21 Temmuz 1921'de Ankara'da Maarif Kongresi düzenlemişti.

Yunanların büyük bir saldırıya hazırlandıkları tarihlerde Türk ordusu, İnönü-Kütahya-Döğer hattında dört grup halinde toplanmış bulunuyordu. Bundan başka, "Kocaeli Grubu" adı altında Geyve çevresinde bir kısım Türk kuvvetleri, Menderes dolaylarında da bir Türk tümeni vardı. Yunan ordusu ise Bursa'da ve Menderes'te birer fırkasını, Uşak'ın doğusunda iki kolordusunu bulunduruyordu.

8 Temmuz 1921'de 3. Yunan Kolordusu yeniden taarruz için Bursa bölgesinden ileri yürüyüşe geçmiş ve 10 Temmuz'da Kütahya-Eskişehir muharebeleri başlamıştı. 10 Temmuz 1921 günü Yunan ordusu, Söğüt-Afyon arasındaki 170 km uzunluğundaki Türk cephesine doğru beş kol halinde harekete geçti. General Trikopis komutasındaki Kuzey Tümenler Grubu İnönü mevzilerine, General Polimenakos komutasındaki 3. Kolordu ise Kütahya'nın kuzeyine ilerleyecekti. Bunların görevi buradaki Türk birliklerini oyalayarak yerlerinde tutmaktı.

Albay iroyanis komutasındaki 9. Tümen'in hedefi de Kütahya'ydı. Uşak-Dumlupınar çevresinde toplanmış olan General Kondulis komutasındaki 1. Kolordu ile General Vlahapulos komutasındaki 2. Kolordu, Türk sol kanadına taarruz edecekti. Öte yandan Güney Tümenler Grubu da iki tümen ve süvari tugayı ile yukarıda belirtilen iki kolordunun güneyinden Afyon'a yürümekteydi.

ŞİDDETLİ ARPIŞMALAR

13 Temmuz'da iki Yunan tümeni Adranos ayı'nı geçerek Tavşanlı doğrultusunda harekete geçmiş ve bu kuvvetler Kütahya'nın kuzeybatısında Genceköprü, Ören, Gümüşköprü hattını tutmuştu. 13 Temmuz'da Afyon yeniden, 15 Temmuz'da da Bilecik Yunan güçleri tarafından işgal edildi. Afyon'u işgal eden ve 12. Türk Kolordusu'na büyük zayiat verdirerek Afyon'un doğusuna çekilmeye zorlayan Yunanlar, taarruzlarını Altıntaş-Seyitgazi doğrultusunda yoğunlaştırmıştı. 16 Temmuz'da Kütahya önünde şiddetli çarpışmalar oldu; Kütahya cephesi yarıldı ve 4. Tümen'in kahraman Komutanı Yarbay Nâzım Bey şehit oldu. 17 Temmuz'da Kütahya düşmüştü.

Batı Cephesi Komutanı İsmet Paşa, ilk geri çekilme emrini sol kanadın bozulmasının ertesinde verdi. Bu geri çekilme 17, 18, 19 Temmuz günleri de sürdü.

MUHAREBENİN STRATEJİSİ

İkinci İnönü Muharebesi'nden sonra Yunan ordusu; insan, tüfek, makineli tüfek ve top miktarları açısından Türk ordusundan önemli ölçüde üstün konumdaydı. Türkler; Kütahya-Eskişehir muharebelerine Yunanlara kıyasla, insan açısından 3/4, piyade ve topçu açısından yarı yarıya ve makineli tüfek açısından da 1/3'ten az bir farkla girmişti.

Kütahya-Eskişehir muharebelerinde amaç, önce dayanmak ve sonra düşman taarruzunu kırmak, ezilmemek ve düşmana eşit bir kuvvete sahip olup onu yenebilmek için zaman kazanmaktı. Bu muharebelerde bir başarı kazanılamamışsa da, Batı Cephesi Komutanlığı hiçbir birliğini düşmana kaptırmamış ve bütün birliklerini Sakarya gerisine çekmeyi başarabilmişti.

Yunan taarruzu üzerine Mustafa Kemal Paşa, 18 Temmuz 1921 günü İsmet Paşa'ya şu talimatı vermişti: Orduyu Eskişehir'in kuzeyinde ve güneyinde topladıktan sonra, düşman ordusuyla arasına büyük bir mesafe koymak gerekliydi ki, bu sürede ordunun derlenip toparlanabilmesi ve takviyesi sağlanabilmeliydi. Bunun için Sakarya'nın doğusuna kadar çekilmek gerekiyordu. Yunan ordusunun Türk ordusunu izlemesi durumunda, Yunan güçleri hareket üslerinden uzaklaşacak, yeniden menzil hatları kurmaya mecbur kalacak ve beklemediği birçok güçlükle karşı karşıya kalacaktı. Türk ordusu ise toplu halde bulunacak ve daha uygun koşullara sahip olacaktı. Ancak bu hareket tarzının en büyük sakıncası, Eskişehir gibi önemli yerleri ve birçok toprağı düşmana terk etmekti.