Kabul edilmeyen 1 Mart tezkeresi - Mustafa Özyürek

Abdullah Gül başkanlığındaki AKP hükümeti tarafından, ABD'nin Irak işgalini gerçekleştirmesini garanti altına almak için 1 Mart 2003'te Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne getirilen tezkere reddedilmişti.

ABD Başkanı Bush, 2002 yılı baharından itibaren dünya kamuoyunu, Irak'a saldırıya hazırlamaya çalışıyordu. Bush, Irak Başkanı Saddam'ın elinde kimyasal silahlar olduğu ve El-Kaide'yi himaye ettiği iddiasını ortaya atarak ABD'nin Irak'ı işgaline hazırlanıyordu.

Irak Savaşı'nı kamuoyuna pazarlamaya çalışan ABD, dünyada ummadığı ölçüde savaş karşıtı tepki ile karşılaştı.

Birinci Körfez Savaşı'yla (1991) Irak'ı fiilen üçe bölen ABD, 11 Eylül 2001'de gerçekleşen İkiz Kuleler saldırılarını da bahane ederek 2003'te İngiltere ile birlikte Irak'ı işgal kararı aldı. İşgal planı Türkiye toprakları üzerinden yapılıyordu.

ECEVİT İŞGALE KARŞI

İşgalde, Türkiye'yi üs olarak kullanmak isteyen Bush o zamanki Türkiye başbakanı olan Bülent Ecevit'i ikna etmek için Beyaz Saray'a davet etti. Ecevit, Saddam rejimini eleştirmesine rağmen, devrilmesine, Irak'ın birliğinin bozulmasına karşı çıkıyordu.

Bush, Türkiye'nin stratejik ortak olduğu, çıkarların kesiştiğini söyleyerek Ecevit'i ikna etmeye çalıştı. Irak, İran ve Suriye'ye askeri harekât yapılabileceğini söyledi. Ancak Ecevit bu komşu ve Müslüman ülkelere askeri harekâta sıcak bakmadıklarını söyledi.

Bu kez ABD, Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK)'ne yöneldi. ABD Başkan Yardımcısı Dick Cheney, Türkiye'ye geldi. İsmail Cem ve Genel Kurmay Başkanı Kıvrıkoğlu ile görüştü, ancak olumlu bir sonuç alamadı.

ABD İKTİDAR ARIYOR

Ecevit'ten umudu kesenler, ABD yanlısı bir hükümet aramaya başladılar. Ecevit'in sağlığı bozulmuştu, koalisyonda "Başbakan çekilsin" talepleri başladı; DSP dağıldı. Devlet Bahçeli ve Mesut Yılmaz 3 Kasım 2002'de erken seçim yapılması kararı aldı. Refah Partisi'nden ayrılarak R. Tayyip Erdoğan başkanlığında AKP'yi kuran yenilikçi kanat, ABD'nin isteklerini yerine getirecekti.

ARANAN PARTİ AKP

AKP hızla örgütlendi. Muhafazakâr seçmenin desteğini aldı. Seçimden önce Erdoğan ABD'ye gitti, önemli temaslarda bulundu. ABD Savunma Politikaları Kurulu'nu yöneten Richard Perle ile iki buçuk saatlik uzun bir görüşme yaptı.

Erdoğan, mahkûmiyeti nedeniyle seçime milletvekili adayı olarak katılamadı. Seçimden birinci çıkan AKP, Abdullah Gül başkanlığında hükümeti kurdu. AKP hükümetinin ilk işi ABD'ye verilen söz doğrultusunda Irak işgalinde Türkiye topraklarının üs olarak kullanılmasını öngören tezkereyi hazırlamak oldu.

İşi garanti altına almak isteyen ABD başbakan Gül'ü değil, AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı Washington'a davet etti. ABD Savunma Bakan Yardımcısı Wolfowitz, ABD Avrupa İşlerinden Sorumlu Dışişleri Bakan Yardımcısı Mark Grossman, Ömer elik, Cüneyt Zapsu ve Egemen Bağış, Recep Tayyip Erdoğan'la görüştüler.

Bu hazırlık görüşmelerinden sonra Bush ve Erdoğan görüştü. Görüşmede Irak'ı işgal harekâtında Türkiye'nin yardımı talep edilmiş ve ayrıntıları anlatılmıştı. Erdoğan, Bush'a Saddam Hüseyin'in bölge ülkelerine tehdit olduğunu bildiğini, Irak'ın bir an önce silahsızlandırılması gerektiğini söylemişti.

TEZKERE MECLİS'TE

65 bin Amerikan askerinin, 259 uçak ve helikopteri ile Türkiye topraklarında konuşlanarak Irak'ın işgalini gerçekleştirmesini öngören Bakanlar Kurulu tezkeresi gündeme gelince CHP Genel Başkanı Baykal, "Füzelerle savaşı kazanırsınız ama füzelerin üzerinde oturamazsınız, siz gidersiniz biz kalırız. Biz komşularımızla dost kalmak istiyoruz" dedi.

Tezkerenin TBMM'ye sunulmasından önce CHP grubu toplanarak konuyu görüştü, grup kararı alınmamasına rağmen tüm üyeler ret oyu vereceklerini açıkladı.

'SAVAŞA HAYIR' MİTİNGLERİ

CHP olarak TBMM'de AKP'li milletvekillerini tezkereye "Hayır" demeleri için etkilemeye çalışırken halkı, kamuoyunu etkilemek için "Savaşa hayır" mitingleri düzenliyorduk. Demokratik kitle örgütlerinin de desteklediği mitingler, geniş katılımlı ve coşkuluydu.

CHP Genel Başkanı Deniz Baykal'ın konuşmalarından ve kamuoyundaki savaş karşıtı havadan etkilenen AKP'lilerin sayısının da gittikçe arttığı görülüyordu.

AKP'li bir bakan bana, "Şu Allah'ın işine bak, sizinle aynı paralelde oy kullanacağız" dedi. Tezkereden bahsettiği anlaşılıp "TBMM gelen tezkerede imzanız var" denilince "İmza başka oy başka" demişti.

'ABD'DEN DEĞİL ALLAH'TAN KORKUN'

AKP'lilerin içinde tezkereye "Hayır" diyeceklerin sayısı artıyordu. Tabii CHP'liler olarak bizim milletvekillerimizin eksiksiz oturumlara katılmaları için grup başkanvekilleri Haluk Koç ve Oğuz Oyan ile birlikte yoğun çaba gösterdik.

Nihayet 1 Mart 2003 günü tezkere görüşülecekti. AKP görüşmelerin gizli yapılmasını istiyordu. CHP'nin savaş karşıtı görüşlerinin halka ulaşmasını istemiyorlardı.

CHP olarak verdiğimiz önergeler hakkında söz alarak gizli oturum öncesi görüşlerimizi aleni olarak açıkladık. Genel sekreter Önder Sav, Meclis Başkanı Bülent Arınç'ın müsamahası ile uzun ve etkili bir konuşma yaptı. Konuşmasında tezkerenin anayasaya aykırı olduğunu, BM kararı olmadığı için "uluslararası meşruiyetinin" bulunmadığını belirttikten sonra AKP'lilere dönerek "ABD'den değil Allah'tan korkun, Allah'tan" dedi. Bu söz İslami hassasiyeti yüksek milletvekillerini çok etkiledi. "ABD istedi diye müslüman bir ülkeye saldırıya niçin yardım ediyoruz" demeye başladılar.

ABD'nin Irak'a saldırısına karşı kamuoyunu "Savaşa hayır" mitingleri ile etkileyen CHP, Önder Sav'ın görüşme öncesi konuşması ve genel başkan Deniz Baykal'ın kapalı oturumdaki konuşması ile AKP milletvekillerini geniş ölçüde etkilediler.

Deniz Baykal'ın Bülent Arınç tarafından dört kez uzatılan etkili konuşması milletvekilleri tarafından dikkatle dinlendi.

Başbakan Abdullah Gül'ün kapalı oturumdaki konuşması çok zayıftı. Grup başkanvekili olarak "Gazete malumatını bize aktardınız dediler" dedim.