İoanna Kuçuradi'nin adını anarken insan olmanın onuru ve sorumluluğunun bilgisiyle insanı insan etmeye adanmış bir ömürden söz etmeliyiz.
Bu zembereği kırık zamanlar insana, insanlığa ölümcül yaralar açıyor. İnsanlığın yarattığı değerler değersizleştiriliyor; etik değerler, değer yargılarıyla birbirine karıştırılarak öteleniyor, tahrip ediliyor, yok sayılıyor. İşte böylesi bir yangın çağında bizi yeniden insanlaşmaya çağıran düşüncenin ve eylemin adıdır İoanna Kuçuradi.
Kendine özgü bir bilgi türü olan felsefenin temel alanlarından biri olarak etiği; insanın değerini, onurunu ve özgürlüğünü merkeze alan bir düşünceyi yaşamı boyunca savundu. Etik değerleri, değer yargılarının karanlığından çekip çıkarmaya çalıştı. Doğası gereği özgür olan insanın özgürlüğünü savundu.
Kuşkusuz onun arkasında insanlığın kalesini savunan sayısız filozof, felsefeci, felsefe tutkunu ve inançlı insan vardı; dün olduğu gibi bugün de var, yarın da var olacak.
Kuçuradi'nin özgünlüğü, felsefi bilgiyi kavramların açıklığıyla ve anlaşılır bir dille sunabilmesinde yatıyordu. Bildiğini iyi bilmek, bilinmeyeni ortaya çıkarmak, apaçık kılmak ve insanı bilmeye yüreklendirmek... Bütün bunlar, bilginin yalnızca seçkinlerin değil, herkesin hakkı olduğu inancının eyleme dönüşmüş biçimleriydi. Bu nedenle Kuçuradi, yalnızca akademik dünyanın değil, düşünme hakkının savunucusu olarak da hatırlanacaktır.
Felsefenin Türkçeleşmesinde, Türkçemizin felsefeleşmesinde emek verenlere İoanna Hoca'nın anısı üzerinden selam olsun.
Şimdi onunla aynı zamanda yaşamış olmanın coşkusunu bilinçli bir eyleme dönüştürmek gerek. Bize emanet ettiği bütün birikimin aydınlığında, yüksek ahlaksal sorumlulukla düşünmek ve eylemek gerek.

13