İşçi sendikalarına öneriler - Engin Ünsal

1968 yılında uluslararası bir sendika toplantısı için New York'taydım. Bir gömlek almam gerekti. Ambalajını açtığımda boyun bölümündeki etiket beni çok şaşırttı. İlk defa bir üründe böyle bir etiket görüyordum. Etikette aynen şöyle yazıyordu: "Bu ürün sendikalı işçiler tarafından üretilmiştir." ok sevinmiştim çünkü bu mesaj hem ürünün kalitesini ve güzelliğini hem de sendikanın önemini anlatıyordu. Sendikalı işçilerin sendikalı olmanın disiplini ile ürettiği bu gömlek ona daha çok güven duyulmasını sağlıyordu. Bu etiketin varlığı işveren için de önemliydi çünkü tüketici güven duyduğu bir ürünü beğenerek alacak ve tanıtımını da yapacaktır.

Yurda dönünce sendikalı dostlara bunu anlattım ve toplusözleşmelerine böyle bir etiketin ürünlere yazılması konusunda hüküm koymalarını önerdim. Hiç birisi ilgilenmedi ve sendikanın, sendikalı işçinin tanıtımı fırsatını ıskalamış oldular. İnancım odur ki bugün bu olayı yaşama geçirseler sendikalı işçilerin ürettiği kaliteli ürünler tüketicinin güvenini kazanacak ve sonuçta sendika kavramı daha iyi tanınacak, işveren üretimini artırabilecektir. Sendikalar ülkemizde hak ettikleri gibi tanınmamaktadır. Bu ve aşağıda değineceğimiz nedenlerle güçsüzdürler. İşçi sendikalarımız kendilerini sorgulamalı ve topluma kendilerini tanıtma yolunda adımlar atmalıdırlar.

BAŞARI İİN BİRLEŞMELİ

alışma Bakanlığı'nın 2025 Temmuz ayı verilerine göre ülkemizde 17 milyon 326 bin 143 işçi çalışmakta bunların ancak 2 milyon 429 bin 527'si sendika üyesi olarak çalışma yaşamına katılmaktadır. Bu yüzde 14'lük bir sendikalaşma oranı demektir ve çok düşüktür. Gene bakanlık verilerine göre, aynı tarihte ülkemizde 20 işkolunda kurulu 227 işçi sendikası bulunmaktadır. Bu sayı işçi hareketinin sendikal gücünün olmayışının nedenini açıklamaktadır.

Bir sendikanın toplusözleşme yapabilmek için kurulu olduğu işkolunda çalışanların yüzde 1'ini ve işyerinde çalışanların yarıdan bir fazlasını örgütlemiş olması gerekir. Bunu başarmış sendika sayısı 50'nin altındadır. Öyleyse çoklu sendika hareketi işçi sınıfının örgütlü gücünü yok etmekten başka bir anlam taşımayacaktır. Var olan üç konfederasyon aynı işkolunda kurulu sendikaları birleştirme çalışmaları yapmayarak işçi sınıfının gücünü erittiklerinin acaba ayırdında mı Sendika sayısının yasa ile düzenlenmesine, Uluslararası alışma Örgütü (ILO) karşıdır. Birleşmelerin işçilerin rızası ile olmasını istiyor. Bizde konfederasyonlar eğer işçi hareketini güçlendirmeyi ve toplumda etkili olmasını istiyorlarsa aynı işkolunda kurulu sendikaları birleştirmek için adım atmalıdırlar. 20 işkolunda 227 sendika ile işçi hareketi güçlü kazanımlar elde edemez ve toplumda etkili olamaz.