"Reform yılı" hayırlı, uğurlu olsun. İktidarın açıkladığına göre 2026, "reform ve şahlanış" yılı olacakmış. Haberleri var mı bilmiyorum, fakat açlık sınırının altında yaşayan emekliler, geçimini borçlarını döndürerek sağlayan asgari ücretliler ve varlık sahibi olmayı hayal bile edemeyen gençler onların iddia ettiği gibi "şahlanmayı" değil, bu boğucu ekonomik krizde en azından bir nefes alabilmeyi istiyor. Ülkemiz, sahte gündemlere ve milleti aldatarak söylenen "reform yılı" hikâyelerine değil, erken seçime ve sıçrayarak kalkınmaya gereksinim duyuyor.
Seçimlerden sonra gelen yeni ekonomi yönetimi "reformlar" yaparak ekonomik krizi bitirecekti, hatırlıyor musunuz Üç yıl olmak üzere, enflasyon, büyüme, ihracat hedefleri konuldu, fakat geldiğimiz noktada gördüğümüz tek gerçek milletimizin giderek daha boğucu hale gelen bir ekonomik krizi yaşaması.
"Reform yılı" ilan ettikleri 2026'nın ocak ayı enflasyonu yüzde 5. Yalnızca bir aylık enflasyonumuz birçok ülkenin yıllık enflasyonuna denk. Fakat ülkeyi yöneten insanlar, televizyonlara çıkıp, gazetelere yazılar yazıp "Şahlanıyoruz" şeklinde yalanlarla milletimizin aklını hafife almaktan hiç çekinmiyorlar.
Milletimize karşı yalan siyaseti yapmaya öylesine alışmışlar ki "Memurların, çalışanların ve emeklilerin alım gücünü büyümeden aldığımız pay ile artıracağız" diyebiliyorlar. Türkiye büyüyor, fakat bu millet büyümeden hak ettiği payı alıyor mu Emekliler almıyor, asgari ücretliler almıyor, çalışanlar ve memurlar bu büyümeden hak ettiği payı alamıyor. Nedenini herkes biliyor: Bu iktidar yıllardır planlı bir şekilde zengini daha zengin, yoksulu daha yoksul hale getiriyor.
MİLLETİN İKTİDARI BAŞARACAKTürkiye muazzam bir potansiyele, zengin kaynaklara, bereketli topraklara ve çalışkan insanlara sahip. Hızla toparlanacak ve ayağa kalkacak güce sahibiz. Fakat yönetme kabiliyetini yitirmiş, hatalardan kurtulamayan, milleti geren, şiddeti besleyen ve ancak devlet gücünü istismar ederek siyaset yapabilen anlayış, bu cennet vatanın geleceğine zarar vermeye devam ediyor.
Ülkemizde üretim, kalkınma, işsizlik konuşulmuyor; Türkiye'de artık yoksulluk, umutsuzluk, güvencesizlik ve milletimize yaşatılan sefalet konuşuluyor.
Milletimizin bir nefes almasını, ekonomik krizden de siyasetin boğucu gündeminden de kurtulmasını büyük bir hevesle isteriz. Fakat bunlar bugünün iktidarında değil, milletin iktidarında yaşanacaktır.
Türkiye'nin güçlenmesini, doğru bir reform programının uygulanmasını ve ülkemizin sıçrayışla kalkınma evresine geçmesini bu milletin her ferdi ister. Ancak bunu bugünün iktidarı değil, milletin iktidarı yapacak.
'REFORM YILI' DEĞİL, 'SEİM YILI'Bu millete yalan söyleyerek, verilerde "sahtecilik" yaparak siyaset yapabileceğini zannedenler iyi duysunlar: 2026 "reform yılı" değil, inşallah "seçim yılı" olacak.
Milletimizin önüne sandığı ya getireceksiniz ya da getireceksiniz. Kazanan ise elbet bu aziz millet olacak. Milletin iktidarının başa geldiği gün, "silkinecek", kendimize gelecek ve büyük bir sıçrayışı milletçe başlatacağız.
Milletin iktidarında;
- Yeni sanayileşme planı ile sanayimiz kalkınmanın ve istihdamın omurgası olacak.
- Yerli tarım güçlenecek, topraklarımızın bereketini tüm yurdumuz tadacak.
- Bilim ve teknoloji odaklı bir kalkınma ile Türkiye geleceğe güçlü bir biçimde hazırlanacak.
- Savunma sanayisi alanında ülkemizin yaşadığı atılım korunacak ve geliştirilecek.
- Yeni sanayi şehirleri ve teknoloji kentleri ile ülkemizin her bölgesi büyük bir ekonomik ve sosyal kalkınma yaşayacak.

10