Gıda güvenliğinde hata nerede - Gülay Ertürk

Bir tüketici, satın aldığı sucuğun gerçekten dana etinden yapılıp yapılmadığını bilmiyorsa soframızdaki gıdaya ne kadar güvenebiliriz Tarım ve Orman Bakanlığı'nın 27 Ekim 2026'da yayımladığı taklit ve tağşiş listesinde, dana sucuğu olarak satılan bir üründe domuz eti, bazı sucuk ürünlerinde ise tek tırnaklı hayvan eti tespit edilmesi, bu soruyu bir kez daha gündeme taşıdı. Mesele yalnızca etikette yazanla ürünün içeriğinin farklı olması değil; tüketicinin yanıltılması, denetim sisteminin etkinliği ve halk sağlığının korunmasıdır.

Üstelik işlenmiş et ürünlerinde kullanılan hayvan türünü görünüşten veya tattan anlamak çoğu zaman mümkün değildir. Tüketici, satın aldığı ürünün içeriğini kendi olanaklarıyla doğrulamak zorunda bırakılamaz. Gıda güvenilirliği, tüketicinin şansına ya da satıcıya duyduğu güvene bırakılamayacak kadar ciddi bir halk sağlığı meselesidir.

Gıda güvencesi bir ayrıcalık mı

Öncelikle şu iki kavramı birbirinden ayırmalıyız: Gıda güvencesi ve gıda güvenilirliği. Gıda güvencesi, insanların yeterli ve besleyici gıdaya fiziksel ve ekonomik olarak ulaşabilmesidir. Gıda güvenilirliği ise tüketilen gıdanın insan sağlığına zarar vermeyecek nitelikte olmasıdır. Halkımızın ete ulaşabilmesi kadar, ulaştığı etin güvenilir olması da önemlidir.

Hayvansal gıdaların fiyatlarının birçok aile için giderek daha zor karşılanabilir duruma gelmesi, bu konuyu daha da önemli kılıyor. Ekonomik nedenlerle daha ucuz ürünlere yönelen tüketiciler, ürünün içeriği doğru beyan edilmediğinde taklit ve tağşiş riskiyle karşılaşabiliyor. Elbette her ucuz ürün hileli değildir. Ancak güvenilir gıdaya erişim, yalnızca ekonomik durumu iyi olanların ayrıcalığı olmamalıdır.

VETERİNER HEKİMLER TEHDİT ALTINDA

Veteriner hekimler; hayvan sağlığının korunmasından zoonotik hastalıklarla mücadeleye, kesim öncesi ve sonrası muayenelerden hayvansal gıdaların güvenilirliğine kadar kritik görevler üstleniyor. Ancak bu görev bazen ağır bedellerle yerine getiriliyor. Örneğin, Yozgat'ın Sorgun ilçesinde mezbahada görev yapan veteriner hekim Volkan Lale, halk sağlığı açısından riskli bulduğu etin tüketilemeyeceği yönündeki kararıyla bağlantılı olayda, 25 Nisan 2022'de bıçaklanarak yaşamını yitirdi. Meslektaşımızın ölümü, gıda güvenilirliğini korumakla görevli veteriner hekimlerin can güvenliğinin de ne kadar önemli olduğunu acı biçimde hatırlatıyor.

Bir veteriner hekim, halk sağlığını korumak için verdiği karar nedeniyle canından olmamalıdır. Denetim görevi yapan veteriner hekimlerin güvenliği sağlanmalı; görevlerini baskı ve tehdit altında kalmadan yerine getirebilmeleri için gerekli hukuki ve idari önlemler alınmalıdır. Denetimlerin etkin yürütülebilmesi için yeterli sayıda veteriner hekim ve kontrol personeli görevlendirilmeli, laboratuvar altyapısı güçlendirilmelidir.

Kamuoyunda domuz eti ile at ve eşek gibi tek tırnaklı hayvanların kesiminin bütünüyle yasak olduğu yönünde yaygın bir kanı var. Oysa mevzuat, bu hayvanların kesimini belirli koşullara bağlıyor; uygun işletmelerde kesim, izlenebilirlik ve resmi veteriner hekim kontrolü öngörüyor. Önemli olan, bu kuralların sahada ne ölçüde uygulandığının şeffaf biçimde ortaya konmasıdır.

TAKLİT VE TAĞŞİŞTEN HALK NASIL KORUNUR

Bir başka önemli soru da şudur: Taklit ve tağşiş yapılan ürünler tespit edilene kadar piyasaya sürülmüşse bunları satın alan ve tüketen insanlar nasıl korunacaktır Denetim sonuçlarının açıklanması kadar, ürünlerin hangi partilerinin piyasaya dağıtıldığının belirlenmesi, gerektiğinde geri çağrılması ve tüketicilerin doğrudan bilgilendirilmesi de önemlidir. Ürünü satın alıp henüz tüketmemiş olanlar için açık uyarılar yapılmalı, tüketilmiş ürünlerle ilgili olası sağlık riskleri konusunda yetkili kurumlar gerekli bilgilendirmeyi sağlamalıdır. Gıda denetiminin amacı yalnızca hile yapan işletmeyi tespit etmek değil, olası riskleri önlemek ve tüketiciyi korumaktır.

Tüketiciler de alışveriş sırasında bazı basit önlemler alabilir. Et ve et ürünlerini güvenilir satış noktalarından satın almak; ambalajlı ürünlerde etiket bilgilerini, üretici veya işletme bilgilerini, son tüketim tarihini ve ambalajın sağlamlığını kontrol etmek önemlidir. Ürünün etiketsiz olması, ambalajının hasarlı bulunması veya saklama koşullarının uygun görünmemesi durumunda satın almaktan kaçınılmalıdır. Şüpheli ürünlerin ambalajı ve fişi, mümkünse parti numarasıyla birlikte saklanmalı; durum Tarım ve Orman Bakanlığı'nın ilgili birimlerine veya Alo 174 Gıda Hattı'na bildirilmelidir. Bakanlığın taklit ve tağşiş duyurularını takip etmek de tüketicilerin bilinçli tercihler yapmasına yardımcı olabilir.