Enflasyon; ekonomide üretilen mal ve hizmet fiyatlarındaki değişikliklerin, toplumun "tanımlanmış yaşam gereksinimlerindeki ağırlıklar dikkate alınarak, dönemler itibarıyla -karşılaştırmalı- hesaplanmasıdır.
"Nas fetvası"ndan günümüze, Türk ekonomisinin değişmeyen gündemi; fiyatlar genel seviyesindeki sürekli artışla birlikte bozulan gelir dağılımı, yaşam pahalılığı ve yaygınlaşan yoksulluk.
"Faiz sebep, enflasyon sonuç" tezinin, sebep-sonuç ilişkisi bağlamında ekonomide karşılığı olamaz. Faiz; "borç verilen/kiralanan paranın fiyatı olup ekonomideki toplam tasarruf hacmi ile kredi talebinin kesiştiği noktada oluşan denge fiyatıdır."
Ekonomide; yüksek enflasyon nedeniyle artan üretim maliyetleri (pahalılaşan arz) ile birlikte, yaygınlaşan yoksulluk sonucu gerileyen marjinal ve makro tasarruf meyli, (borç verilebilir fonlar hacmindeki -kredi arzı- azalış) ve enflasyonun bu fonlarda neden olduğu reel değer kaybı, yüksek faizin nedenidir.
Bunlardan dolayı; "Enflasyon sebep, faiz sonuçtur" denilebilir. Bu bağlamda Nas savunucularına; "Yüksek enflasyon ve tasarruf açığı olmayan ekonomilerde yüksek faiz sorunu var mıdır, yoksa neden" sorusu sorulmalıdır.
Bu durumda açıklanması gerekli nokta; "enflasyonun nasıl önlenebileceği, enflâsyonla nasıl mücadele edileceği"dir.
DENGELİ GELİR DAĞILIMINI SAĞLAMAKEkonomik faaliyetin amacı, üretimle birlikte üretilen mal ve hizmetler için yeterli talebin oluşturulmasıdır. Klasik ekol mensubu Fransız iktisatçı J.B. Say, ünlü "Mahreçler Kanunu" teorisinde bu kuralı "Her arz kendi üretim değerine eşit talep" veya "Her arz kendi talebini yaratır" şeklinde ifade etmiş ve geniş kabul görmüştür.
eşitli nedenlerle ortaya çıkabilecek arz açığının yurtiçi üretimle kapatılması zaman alacağından (time lag) açık, kamu eliyle yapılacak ithalatla karşılanmalıdır.
Üreten ve üretimde yaratılan değerin dengeli bölüşüldüğü ekonomilerde -istisnaları olmakla birlikte enflasyon, stagflasyon, yoksulluk, tasarruf açığı (yüksek faiz) görülmez.
Ekonomide "kaynakların kapasite kullanım oranları" da toplumsal ve üretim maliyetleri bağlamında düşünülmelidir. Burada kastedilen; başta emek, makine ve teçhizat stokunun atıl bırakılmaması, üretime olabildiğince katkıda bulunabilmesinin sağlanmasıdır.

17