Dileyenlerin 25 Temmuz 2018'de MEB Müsteşarlığı'ndan ayrılan ve 17 Ağustos 2018'den sonra yasadışı akademik unvan sıçramalarıyla nasıl profesör ve rektör olduğuna ilişkin bilgilere kolayca ulaşabileceği Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, bakanlıktaki müsteşarlık yıllarından başladığı eğitimi kendi siyasal çizgilerine göre biçimlendirme çalışmalarına yeni halkalar ekliyor. Tekin, bakan olur olmaz kız çocuklarının okullarını ayırmaktan söz edip seleflerinden devraldığı karma eğitimi baltalama işlemlerinin süreceğine ilişkin tavrını açıklamıştı.
Cumhuriyet devrimlerine kara çalanların yıllardır hiçbir belgeye, kanıta dayanmadan kullandıkları "tek parti (CHP) döneminde camilerin kapısına kilit vurulduğu, ahır yapıldığı" tekerlemesini ikide bir kullanmayı marifet sanan Tekin, geçen yılki bütçe görüşmelerinde de tarikat-cemaat uzantılarıyla imzaladıkları protokollerin süreceğini, aynı çevrelerle EDES (evreme Duyarlıyım Değerlerimi Seviyorum) başlığıyla okullarda yürütülen sözde "değerler eğitimi"ni yaygınlaştıracaklarını da açıklamıştı.
KARŞIDEVRİMDE YENİ ADIMDikkat edilirse iktidarın eğitim öğretim kurumlarında MEB eliyle yürüttüğü karşıdevrim hareketi, Cumhuriyetin temel dayanaklarından olan Öğretim Birliği'ni, anayasa ve yasalarda önceliği olan "demokratik, laik, sosyal hukuk devleti" ve "eşitlik" ilkesini tümüyle yok saymaya dönüşmüştür. Bu kapsamda en son Yusuf Tekin imzasıyla bütün valiliklere, onlar aracılığıyla da bütün eğitim kurumlarına yollanan "Maarifin Kalbinde Ramazan" konulu etkinlikler genelgesi, iktidarın "milli ve manevi değerler" şemsiyesiyle sürdürdüğü ideolojik dayatmaların yeni adımıdır.
Yaklaşık çeyrek yüzyıllık iktidarları boyunca izledikleri çarpık, dengesiz, adaletsiz, rant odaklı ekonomik politikalar nedeniyle altüst olan bir gidiş söz konusuyken üstelik gerek etnik köken gerekse inançsal değerleriyle çok katmanlı kimliğe sahip bir toplumsal yapımız varken "öğrencilerin paylaşma bilincini geliştirmeye, yardımlaşma ve dayanışma duygularını güçlendirmeye ve birlik ruhunu pekiştirmeye yönelik etkinliklerde adalet, merhamet ve vatanseverlik gibi milli ve manevi değerlerin öğrencilere kazandırılması"nın uygulamada nasıl gerçekleşeceği merak konusu bile değil, farklı düşünce ve inançtaki öğrenci velileri öğrenciler için kaygı konusudur.
YÖNETİCİLERİN SORUMLULUĞUBu durumda bütünüyle bilimle ama özellikle eğitbilimle (pedagoji), yurttaşlığı temel alan laiklik ilkesi ve evrensel insan haklarıyla hiçbir biçimde bağdaşmayan böyle bir girişimi fırsat bilip üstlerine yaranma çabası içinde olan olası kimi yönetici ve öğretmenlerin etkinliklere katılmayan meslektaşları ve öğrencilere karşı geliştirecekleri olumsuz tutum ve davranışların yaratacağı her türlü sonuçtan her düzeydeki yönetici sorumlu olacaktır. Hangi eğitim uzmanlarınca hazırlandığı bilinmeyen MEB genelgesi doğrultusunda örneğin 20 maddeden oluşan ramazan etkinlikleri izlencesi oluşturan Ankara İl Milli Eğitim Müdürlüğü'nün istekleri arasındaki "cami ve kutsal mekân ziyaretleri", "ramazan temalı resim, şiir, afiş yarışması", "fener yapımı, hilal boyama ve el işi çalışmaları" gibi etkinliklere katılmak istemeyen ya da katılmayan öğretmen ve öğrencilerin ne gibi sonuçlarla karşılaşacakları, bakan ve çalışma arkadaşlarınca iyi düşünülmüş, hesaba katılmış mıdır
GEREK SORUNLAR DURURKEN...
3