Eğitimde karşıdevrim - Cihangir Dumanlı

Büyük devrimci Atatürk Cumhuriyeti eğitim, bilim ve kültür temeli üzerine kurmuştur.

Bu yolda atılan en önemli adım 3 Mart 1924'te kabul edilen 430 sayılı Öğretim Birliği (Tevhidi Tedrisat ) Yasası ile tüm eğitim kurumlarının Milli Eğitim Bakanlığı'na (MEB) bağlanmasıdır...

Osmanlı İmparatorluğu yenileşme hareketlerinde Batı'dan çağdaş okulları almış fakat dinsel eğitim veren medreseler kapatılmadığı için eğitimde iki başlılık oluşmuştu. Yeni kurulan çağdaş Cumhuriyette ise onu güçlendirecek, yaşatacak yeni kuşakların yetiştirilmesi ve ulusun duygu ve düşünce birliğinin sağlanması gerekiyordu. Bu amaçla 430 sayılı yasa ile eğitimde ikiliğe son verilmiş, medreseler dahil tüm eğitim kurumları MEB'e bağlanarak devlet denetimi altına alınmıştır.

HUKUKSAL DURUM

430 sayılı Öğretimin Birleştirilmesi Yasası yürürlüktedir ve anayasanın 174. maddesi ile koruma altına alınan Devrim Yasalarının başında gelmektedir. Anayasanın 42. maddesinde, "Eğitim ve öğretim, Atatürk ilkeleri ve inkılapları doğrultusunda, çağdaş bilim ve ve eğitim esaslarına göre devletin gözetim ve denetimi altında yapılır" denmektedir. Eğitimin devletin denetim ve gözetimi altında yapılması bu yasa ile getirilen kuralın anayasa hükmü düzeyine yükseltilmesidir.

1739 sayılı Milli Eğitim Temel Yasası Türk milli eğitiminin amaçları arasında, "Atatürk ilke ve devrimlerine bağlı; demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devleti olan Türkiye Cumhuriyeti'ne karşı görev ve sorumluluklarını bilen yurttaşlar yetiştirmek" amaçlarını saymaktadır.

Eğitimle ilgili tüm yasal düzenlemeler eğitimin; Atatürk ilke ve devrimleri doğrultusunda, devletin denetim ve gözetimi altında, laik, çağdaş ve bilimsel yapılmasını öngörmektedir.

İktidar, eğitimin amacı olarak hiçbir yasada öngörülmeyen "dindar nesil yetiştirmeyi" benimsemiştir. MEB, "sivil toplum kuruluşu" olarak nitelendirdiği tarikat ve cemaatlerle işbirliği yaparak yasal görevini tarikat ve cemaatlere devretmiştir.

KARŞIDEVRİM

Öğretmenlik yapma yetkisini kazandığı halde atanamadığı için mesleğini yapamayan binlerce gencimiz atama beklerken onların yapması gereken görev tarikat ve cemaatlerin öğretmenlik yetkisi olmayan üyelerine verilmiştir.

İlköğretimde "değerler eğitimi" adı altında laik ve bilimsel eğitim ilkelerine aykırı uygulamalar yapılmaktadır. 4-5 yaşındaki çocuklara pedagojiye aykırı dinsel eğitim verilmektedir.