Eğitimde güvenlik sorunu - Levent Nayki

14 Nisan 2026 Salı günü Şanlıurfa'da bir okulda silah patladı. Bir gün sonra 16 Nisan arşamba günü, Kahramanmaraş'ta...

Bu kez yalnızca yaralılar yok. ocukların ve öğretmenin öldüğü bu iki saldırı arasında yalnızca saatler var. Şanlıurfa'da eski bir öğrenci, eline silah alıp okula girdi. Rastgele ateş açtı, öğrencileri yaraladı, sonra intihar etti.

Daha 24 saat geçmeden Kahramanmaraş'ta bu kez bir ortaokul öğrencisi...

Yanında birden fazla silahla okula geldi. Sınıflarda ateş açtı. ocuklar camdan atlayarak kaçmaya çalıştı. Ve en az 10 kişi yaşamını yitirdi. Bu bir zincirdir. Bu, kontrolünü yitirmiş bir sistemin refleksidir.

OKULLAR RİSK ALANI MI

Bugün Türkiye'de okul dediğimiz yer, yalnızca bilgi aktarılan bir kurum olmaktan çıktı. Artık aynı zamanda:

- Öfkenin biriktiği,

- Yalnızlığın büyüdüğü,

- Denetimsizliğin normalleştiği alanlara dönüştü.

Bir öğrencinin eline silah alıp okula girebilmesi, yalnızca bireysel bir suçla açıklanamaz. Bu, çok katmanlı bir ihmal zincirinin sonucudur.

Güvenlik nerede

Psikolojik takip nerede

Riskli öğrenciyi önceden tespit edecek mekanizma nerede

SİSTEMİN KÖR NOKTASI

Şanlıurfa'da saldırgan eski öğrenciydi. Kahramanmaraş'taki saldırgan mevcut öğrenci... Yani sistemin iki ucunda da aynı çöküş var:

- Okuldan kopanlar tehdit oluyor.

- Okulun içinde kalanlar da korunamıyor.

Bu, eğitim sisteminin değil, toplumsal bağın çöktüğünün göstergesidir.

BU MEDENİYET MESELESİ

Bugün AVM'lere girerken X-ray'den geçiyoruz. Ama okullarda hâlâ "güvenlik görevlisi varmış gibi" yapıyoruz. Bu çifte standart değil mi

Ama mesele kapıya dedektör koymak da değil, asıl mesele şu: Biz çocuklara nasıl bir toplum bıraktık

Şiddetin normalleştiği, değerlerin eridiği, aidiyetin kaybolduğu bir düzende okullar da bu çürümeden payını alıyor.

Yine açıklamalar yapılıyor. Yine "soruşturma başlatıldı" deniyor.