Demokrasinin en güzel tanımı, "halkın halk tarafından halk için yönetilmesi" olarak yapılmıştır. Demokratik rejimler halkın mutluluğuna, toplumsal barışın varlığına ve hukukun üstünlüğünün toplumda egemen olmasına odaklanır. Demokratik rejimlerde toplum; kuvvetler ayrılığı esasına göre yönetilir ve yasamanın, yürütmenin, yargının birbirini denetleyerek toplumsal barışın ve toplumsal güvenin yaratılması esastır.
Milli gelirin adil dağılımı toplumsal sınıflar arasında dengeyi ve demokrasinin güçlü bir temele oturmasını sağlar. Demokrasi duvarı özenle örülmeli ve korunmalıdır. ünkü demokratik rejimler insan onuru ile örtüşen ve temel özgürlükleri koruyan en güçlü siyasal modeldir. Bu modelde güçlü krallara, imparatorlara karşın bağımsız yargının varlığı toplumun bireyleri için en güçlü dayanaktır. Arazisine el koymak isteyen Alman kralına karşı direnen Alman köylüsünün yanıtı unutulmamalıdır, "O kralsa Berlin'de de hâkimler var"dır! Yargıya güvenin bu kadar güçlü olması toplumun bekası için önemlidir.
ASKIDA DEMOKRASİDemokrasinin fabrika ayarları ile oynanması toplumda deprem etkisi yaratır. Bağımsız yargı demokrasi duvarının en önemli tuğlasıdır. Onu çektiğinizde demokrasi duvarı yıkılır. Siyasetin yargı eli ile yönlendirilmesi çabaları, ekonominin bilimsel kurallara göre değil yandaşların çıkarlarına göre kurgulanması toplumun geleceğini karartır.
SENDİKALARA DÜŞEN GÖREVDemokrasinin uygulama alanını yok edip ülke yönetimini bir kişinin, bir zümrenin eline bırakırsanız demokrasiyi askıya almış olursunuz ve toplumsal patlamalara hazır bir ortam yaratırsınız.
İktidar olmak büyük keyif veren bir güç, bir alışkanlık yaratır ve iktidar sahibi bu gücünü devam ettirmek için her türlü yola başvurabilir. İnsanlık tarihi bu yanlışı yapan kralların, imparatorların örnekleri ile doludur ve başarılı olamamışlardır. Siyasette bireysel kazanımların toplumsal kazanımların üstüne çıkarılması hiçbir dönemde başarılı olmamıştır. Bundan sonra da olmayacaktır.
Askıya alınan demokrasiyi yeniden yaşama geçirmek için örgütlü mücadele şarttır. Siyasi partiler bu mücadelenin bir ayağı olabilir ama siyasallaşan yargı siyasi partileri bölerek, kapatarak onların çabalarını engelleyebilir. Bu konuda sendikalar çok önemli demokrasi aktörü olarak gündeme gelebilir çünkü temel özgürlüklerin üzerine bir örtü örtülmesinin, ekonominin yanlış yönetiminin bedelini en çok işçiler, işverenler ve işçi sendikaları öder.

13