Yarım asır önce, ülkemizde belki de yalnızca Verem Savaş Derneği'nin olduğu günlerde, bu dernekten de destek alarak Cüzzamla Savaş Derneği'ni kim kurdu Tabii ki biliyoruz, o yıllarda Doç. Dr. Türkan Saylan. Onu tanıyanlar bilir ne kadar kararlı olduğunu. Tıp öğrencisi iken uzaktan gördüğü cüzzam hastaları, "Onlara sakın dokunmayın" diyen hocaları hiç unutmamış, daha o zaman karar verdiği gibi, 1976 yılında henüz genç bir akademisyen iken Cüzzamla Savaş Derneği'ni kurmuştur. Amaç, cüzzam hastalarının tedavisinin yanında sosyal rehabilitasyonlarını da sağlamaktır.
Bugünü değerlendirip geçmişe yolculuk yapmak isterim. Sağlık Bakanlığı verilerine göre, ülkemizde lepradan etkilenmiş 485 kişi vardır. İstanbul Lepra Hastanesi kesin tanı koyan özel dal hastanesidir. 2011-2025 yılları arasında 15'i kadın, 28'i erkek olmak üzere toplam 43 kişiye lepra tanısı konmuştur. Tedavi en fazla iki yıl sürdüğüne göre çoğunun tedavisi bitti, takipleri yapılıyor.
BİRLİKTE BAŞARMAKCüzzamla Savaş Derneği ile 1980 yılında tanıştım, dernek üyeliğimde ilk deneyimimdi ama örneğimiz Dr. Türkan Saylan idi. Onun önerilerini gerçekleştirmeye çalışıyor, kendi fikirlerimi paylaşıyor, birlikte doğruyu buluyorduk. Türkan Hoca, içinizdeki gizil gücü ortaya çıkarmakta çok başarılı idi. Sizi destekliyor, güçlendiriyor, başarmanızı sağlıyordu.
O yıllardan aklımda kalan Divan Oteli Harbiye'de dernek yararına gerçekleştirdiğimiz kermesler idi. Satışa sunulan ürünler hem nitelik hem de nicelik açısından o kadar çoktu ki kermes mekânının görüntüsüne hayran olmamak mümkün değildi. Ben de bir standın başında durur, akşama kadar bana teslim edilen ürünlerin satışını yapar, fişlerini verir, akşam da kasaya teslim ederdim. Bu benim ilk ticari deneyimimdi. 1980 sonrası sokağa çıkma yasağı olduğu günler, ürünleri cuma akşamı otele götürür, sokağa çıkma yasağı başlayana kadar hızlı hızlı yerleştirir, evimize dönerdik. Cumartesi-pazar günleri de gelen giden, satışlar ile çok verimli geçerdi.
Bir başka dernek faaliyeti ise ünlü ressamlardan resim bağışı istemek, resim sergisi açmak idi. Türkan Hocam bana da bir arkadaşımla, hafta sonu resim galerilerini dolaşıp bağış resim bulma görevi vermişti. Bir gün Vali Konağı Caddesi'nde bir galeriye girdik, dışarıda "Avni Lifij Resim Sergisi" yazıyordu. Görevli kadına kendimizi tanıttık, bizi Türkan Saylan'ın gönderdiğini söyledik ve Avni Lifij ile görüşmek istediğimizi belirttik. "Görüşemezsiniz" yanıtını aldık, epey ısrarın sonucunda Avni Lifij'in çoktan ölmüş olduğunu öğrendik. ok ama çok utanmıştık. Bu değerli ressamı tanımıyorduk. O gün bugün tanıyorum.
SÖZÜNÜ TUTTU, ÖRNEK OLDUCüzzamla Savaş Derneği, cüzzamlı birinin çocuğu olduğu için okula alınmayan öğrencilere eğitim bursu vermeye başladı. 40 yıldır binlerce çocuk okuttu, okutmaya devam ediyor. Bu sayede doktor, hemşire, öğretmen, mühendis, avukat oldular. ocukluklarında cüzzamlı çocuğu diye horlanırken onlar meslek sahibi olunca anne ve babalarının, "doktor beyin annesi", "öğretmen hanımın babası" diye anılmalarını sağladılar. Bugün genç bir avukat kadın, "İyi ki annem cüzzam hastası olmuş, Türkan Hoca ile tanışmış, beni okutmuşlar" diyor.

3