Cumhuriyetçi devlet adamı - Hamdi Yaver Aktan

Hüsamettin Cindoruk'u anıtan yazı, hukuksuz soruşturmalara karşı çıkan bir hukukçunun laikliği savunmasını övüyor; peki, bir dönem devlet kurumlarının hukuksuzluğuna sessiz kalanlar da "büyük Cumhuriyetçi" midir?

Özet Bu özet koseyazarioku.com tarafından üretilmiştir

Yazar, yargı bağımsızlığına saygılı bir hukukçu ve devlet adamı olarak Hüsamettin Cindoruk'un laiklik ve demokrasi geleneğini koruduğunu savunuyor ve ona hayranlığını ifade ediyor. Cindoruk'un hukuksuz soruşturmalara karşı çıkışı ve anayasa değişikliklerindeki rolünü örnek göstererek, Mustafa Kemal'in devrimini içselleştiren bir yönetici portresi çiziyor. Ancak, yazının odağında yer alan "kurgu davalar" ve "hukuksuz dinlemeler" döneminde bu tür büyük isimlerin bireysel duruşu yeterli midir, kurumsal direniş neden oluşmamıştır?

Hukuksuz soruşturmaların sürdüğü bir sırada, bir televizyon kanalında Cumhuriyet gazetesindeki makaleye gönderme yaptığını ve gazeteyi de izleyicilere gösterdiğini bir dostum iletmişti. Makalenin yazarıydım; yazıyı olumlayan Cumhuriyetçi devlet adamı ise Hüsamettin Cindoruk'tu...

Cumhuriyet tarihimizde görülen en gerici, en örgütlü Cumhuriyet düşmanı yapının saldırdığı günlerdi. Varakpareleri ile görsel kanalları ve başkalarının söylemleri üzerine yaptığım yorumları, düşüncelerin şahsıma ait olduğu iftirasıyla beni itibarsızlaştırmaya çalışıyorlardı. Üyesi olduğum derneğin başkanı bile bu konuda bir kanalda "İçeriğine katılmıyorum" diyebiliyordu! Doğru olsa bile hukuksuz dinlemenin suç olduğunu herhalde bilmiyordu!

O günlerde, "Yargıtay üyeleri kritik yapmışlar, ne var bunda" diyen bir kişi vardı: Hüsamettin Cindoruk. Hukuksuzluğa karşı çıkıyordu!

Kurgu davanın bir kolunu Yargıtay'ın bir ceza dairesi "Görev benimdir" kararıyla yerel mahkemeden almış, birleştirmişti. Yargıtay ceza dairesi ile yerel mahkemenin eşit olduğunu ileri süren her boydan kişi ve ekip bu kez Yargıtay'ı eleştiriyordu.

Cumhuriyetin yetiştirdiği büyük hukukçu Hüsamettin Cindoruk da açıklama yapıyordu: "Yargıtay olaya el koymuştur!"

BİR GELENEĞİN TEMSİLCİSİYDİ

Ufuk Söylemez'in sayesinde onunla tanıştığımda, bir akşam gösterdiği inceliği yargıya saygı ile açıklayabilirim. Olası değişiklikler için etkinliğinden ötürü "destek" istemiştim; yargıyı anlatırken! İçtenlikle inanmıştı; geçmişte yaşananların eleştirisini, sorumlu olmamasına karşın da özeleştirisini yapmıştı, bir gelenek için!