Türkiye'de sosyal medya kullanımına yaş sınırı getirilmesi ve VPN hizmetlerine kadar uzanan kimlik doğrulama zorunluluğu tartışmaları, yalnızca çocukların korunması meselesi değil; aynı zamanda temel hak ve özgürlükler açısından kritik bir kırılma noktasıdır.
Meclis gündemine gelen düzenlemeyle, 15 yaş altına sosyal medya erişiminin sınırlandırılması planlanırken bu kısıtlamaların VPN üzerinden aşılmasını engellemek amacıyla kimlik doğrulama sistemlerinin devreye alınması hedeflenmektedir. Bu kapsamda, VPN hizmetlerine erişimin dahi kimlik doğrulamasına bağlanması gündemdedir.
Bu yaklaşım, görünürde "çocukları koruma" amacı taşısa da pratikte tüm kullanıcıları kapsayan geniş ölçekli bir dijital denetim ve izleme altyapısının kurulmasına zemin hazırlamaktadır.
ANONİMLİK VE İFADE ÖZGÜRLÜĞÜİnternetin en temel unsurlarından biri olan anonimlik, özellikle gazeteciler, aktivistler ve sıradan vatandaşlar için bir güvenlik alanıdır. Sosyal medya platformlarına ve hatta VPN kullanımına kimlik doğrulaması getirilmesi, bireylerin kendilerini özgürce ifade etme alanını daraltma riski taşımaktadır.
Bugün "çocuk koruma" gerekçesiyle başlatılan bu tür uygulamaların, yarın tüm toplum için zorunlu bir dijital kimlik rejimine dönüşmesi ihtimali göz ardı edilmemelidir.
ORANTILILIK VE GEREKLİLİK İLKESİ İHLALİDijital düzenlemelerde temel kriter, alınan önlemlerin orantılı, gerekli ve hedefe yönelik olmasıdır. Ancak VPN kullanımına kadar uzanan kimlik doğrulama zorunluluğu:
- Tüm kullanıcıları potansiyel risk olarak gören bir yaklaşım sunmakta,
- Bireysel veri güvenliği açısından ciddi soru işaretleri doğurmakta,
- Alternatif, daha az müdahaleci çözümler varken en sert yöntemi tercih etmektedir
ocukların korunması elbette önemlidir ancak bu koruma, tüm toplumun dijital mahremiyetinden feragat edilerek sağlanamaz.
Kimlik doğrulama zorunluluğunun sosyal medya ve VPN kullanımına kadar genişletilmesi, kullanıcı davranışlarının izlenebilir hale gelmesi anlamına gelir. Bu durum, dijital hareketlerin kayıt altına alınması, profil çıkarma ve veri eşleştirme riskleri, olası bir "dijital fişleme" altyapısının oluşması gibi ciddi sonuçlar doğurabilir.

8