Çin'in silahı: Zaman - Nejat Eslen

in'in siyasetini uzun vadeli, küresel jeopolitik vizyonu yönlendirir. in'in küresel boyutta jeopolitik amaçları vardır. Kendisini "dünyanın merkezi" olarak tanımlayan in, farklı bir dünya düzeni kurmayı ve yeni düzenin lideri olmayı istemektedir. in bu amacına ulaşmak için ABD ile rekabet etmek zorundadır. in, "ağır bir çarpışmaya girmeden ABD'ye üstünlük kurma"çabasındadır. Bu yaklaşım, in'in stratejik kültürünün gereği olan "dolaylı tutum" stratejik anlayışının yansımasıdır.

in'in uzun vadeli kalkınma, iç cepheyi tahkim etme, güçlenme ve jeostratejik hedeflerine erişme gayretleri için zamana gereksinimi vardır. in'in ABD'ye karşı en önemli silahı zamandır. ünkü, zaman in'in lehine, ABD'nin aleyhine çalışmaktadır. Zamanı silah gibi kullanmak için gerekli olan ''stratejik sabır'' zaten in'in stratejik kültüründe, stratejik aklında mevcuttur. Stratejik sabır ABD ile diyaloğu gerektirmektedir. İşte bu nedenle de Şi (Cinping) zirvede Trump'ı diyaloğa ikna ederek zaman kazanmaya çalışmıştır.

Şi Cinping'in zirvede yaptığı konuşmada kullandığı "Stratejik istikrar için yapıcı ABD- in ilişkisi kurulmalıdır", "in ve ABD rakip değil ortak olmalıdır", "in ulusunun büyük yeniden doğuşu ve Amerika'yı yeniden büyük yapmak düşünceleri birlikte ilerleyebilir" ifadeleri, in'in zaman kazanmak için ABD'yi diyaloğa davet çabalarıdır.

İN'İN YENİ DÜZEN İSTEĞİ

Şi Cinping liderliğindeki in, iddialara göre, ABD'nin kurduğu kurallara dayalı düzene karşıdır ve uluslararası sistemin kurallarını değiştirmeyi, çok kutuplu, egemenlik odaklı yeni bir düzenin kurulmasını amaçlamaktadır. Şi Cinping, tek taraflı üstünlüğü, özellikle de ABD ve Batı üstünlüğünü reddeden, çok kutupluluğun oluşturduğu küresel dengeleri savunan, müdahaleci dış politikalara karşı çıkan, devletlerin egemenliğini ve toprak bütünlüğünü esas alan, reforme edilmiş BM'yi, alternatif küresel finans ve yönetim mimarisinin inşa edilmesini, kalkınma odaklı dünya düzenini istemektedir.

DÜNYANIN FABRİKASI

in'i büyük yapan imalat kapasitesidir. in'in halihazırda küresel sanayi üretimindeki payı yüzde 30'un üzerindedir ve halihazırda in; ABD, Japonya, Almanya ve Güney Kore'nin toplamından daha fazla imalat yapmaktadır. Bu eğilimin devam etmesi durumunda, 2035 yılına doğru in'in küresel imalata katkısı yüzde 40 bandına yaklaşırken ABD'nin payı ise yüzde 10-12 seviyelerinde olacaktır.

Dünyanın fabrikası konumunda olan in, sahip olduğu kritik mineraller, yeşil enerji teknolojileri ve elektrikli araçlar, bataryalar, güneş panelleri üretimleri ile küresel tedarik merkezidir. in, satın alma gücü paritesine göre dünyanın en büyük ekonomisidir.

in, Kuşak Yol Girişimi ile Asya'da, Avrupa'da, Afrika'da, Ortadoğu'da ve Latin Amerika'da yüz elliden fazla ülkede 1 trilyon doları aşan yatırımları ile jeopolitik nüfuz alanını genişletmektedir. in'in omurgasını oluşturduğu Şanghay İşbirliği Örgütü (ŞİÖ) ve BRICS'in çok kutuplu dünya düzeni müşterek hedefi istikametinde bu ülkeye güç kazandırmaktadır. evre coğrafyası in'in denizlere açılımını tahdit etmekte, kuşatılmayı kolaylaştırmakta; in'in enerji tedariki için dış kaynaklara bağımlı olması ciddi hassasiyet oluşturmaktadır. Batılı uzmanlara göre, hızla yaşlanan nüfus, yapısal ekonomik sorunlar in'in zayıf taraflarıdır.

Küresel lider konumunu korumak, uluslararası sistemin kural koyucusu olma yeteneğini devam ettirmek, deniz ticaret yollarını kontrol etmek, in'in yükselişini dizginlemek Trump'ın başkanlığını yaptığı ABD'nin temel jeopolitik amaçlarını oluşturmaktadır. ABD'nin in'e karşı önceliği Asya-Pasifik bölgesinde müttefikleri ile birlikte in'in deniz ticaret yollarına açılımını kontrol altında tutmak, bölgede askeri stratejik üstünlük kurmasını sınırlamaktır. Teknolojik üstünlüğü sürdürmek, in'in nadir elementler üzerindeki tekel gücünü kırmak, gümrük tarifelerini baskı aracı olarak kullanmak, ABD'nin in'e karşı uyguladığı stratejinin merkezindeki tedbirleri oluşturmaktadır.