Türkiye'nin son bir yılını siyaseten tanımlamak isterseniz, CHP'ye yapılan saldırılardan, tutuklanan belediye başkanlarından ve mutlak butlandan söz etmek zorundasınız. Ancak, tüm bu süreçleri yalnızca iç dinamiklerle açıklamak yanıltıcı olur.
Kuşkusuz ki CHP'nin bölünmesinden ve güç kaybetmesinden öncelikli olarak AKP yararlanır. ünkü CHP uzun bir zaman sonra ilk kez birinci partidir ve AKP iktidarını tehdit etmektedir. Yine de gözümüze ilk çarpan gerçeklerle yetinmeden, görünenin ardındaki gerçeği de aramak ve anlamak zorundayız.
İşte bu gerçek ABD'dir ve onun çıkarlarıdır. Süper güç olma kimliğini giderek yitirmeye başlayan ABD, yükselen in'i durdurmak istiyor. Bu nedenle İsrail ile işbirliği yapıyor. İran'a yapılan saldırıların bir amacı İsrail'in güvenliğini sağlamaksa diğer amacı da in'in enerji tedarik noktalarından birini daha yok etmektir. Ancak İran'a havadan yapılan saldırıların sonuç vermediği ortaya çıktı. Kara harekâtının ise çok zor olacağı ve bu işgal girişimi için yüz binlerce asker gerektiği iddiası var.
Önce ayrılıkçı Kürt grupları üzerinde düşünüldü. Sınır ötesi tüm Kürt gruplarına öncülük edebilecek kişi olduğu iddiası ile terör örgütü elebaşısı Abdullah Öcalan'ın adı öne çıkarıldı. Öcalan'a statü verilmek istenmesinin ipucu buraya uzanıyor. Ancak bu süreç şimdilik rafa kaldırıldı. ünkü ABD ve İran uzlaşma sürecine girmiş görünüyor.
'SİZE MERHAMETLİ MONARŞİ YAKIŞIR'Varılan nokta ABD'nin bu bölgeyi yeniden düzenleme iddiasını sona erdirmeyecek. Türkiye ise bu bölge için değer taşımaya devam edecek. ünkü Türkiye'nin coğrafi konumu ve sahip olduğu diğer özellikler ülkemizi ABD için vazgeçilmez kılıyor. Ancak Osmanlı İmparatorluğu'nun küllerinden doğmuş laik ve bağımsız kimlikli Türkiye olasılığından ABD hiç hazzetmiyor ve kuşkuyla yaklaşıyor. Geçmişte reddedilen 1 Mart (2003) tezkeresi ABD için yeterince uyarıcı olmuştu. Bu nedenle, Türkiye'nin kurucu değerleri hırpalandı ve tek adam rejimi inşa edildi.
Sonuç olarak ABD, AKP iktidarından memnundur. Trump, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı öve öve bitiremiyor. ABD Büyükelçisi Tom Barrack da "Türkiye iktidarı, meşruiyetini bizden alıyor" diyor çekinmeden! Ne var ki ülkemizi zapturapt altına almak için bu yeterli değil. Eğer yeterli olsaydı Tom Barrack, "Ulus devletten vazgeçin, size uygun olan milletler esasıdır" demezdi. "Bu bölgedeki ulus devletler İsrail için tehdittir" diye de eklemezdi. Bize giydirilmek istenen elbisenin son dikişlerini yine Tom Barrack attı ve "Size demokrasi değil, merhametli monarşi yakışır" dedi.

16