Bir ülkenin geleceği, sınav sonuçları açıklandığında değil; o sonuçlara şaşırmamayı öğrendiği gün tehlikeye girer.
Her yıl temmuz ayında aynı tartışma yeniden başlıyor. YKS sonuçları açıklanıyor. Matematik ortalamaları düşük, fen bilimleri beklenenin çok altında, okuduğunu anlama becerisi yıllardır istenen seviyeye ulaşamıyor. Ardından da aynı cümleler kuruluyor: "ocuklar çalışmıyor."
Gerçekten mesele bu kadar basit mi Bir ülkede milyonlarca öğrencinin benzer alanlarda başarısızlık yaşaması, bireysel eksikliklerle açıklanamaz. Bu tablo, yalnızca öğrencilerin değil, eğitim sistemimizin de aynasıdır. Asıl soru şudur: Bu sonuçlar bize ne anlatıyor
Eğitim, bir ülkenin geleceğini şekillendiren en güçlü araçtır. Ancak son yıllarda eğitime ilişkin tartışmaların önemli bir bölümü, çocukların nasıl daha iyi öğreneceği sorusundan uzaklaştı. Oysa eğitimin yönünü belirlemesi gereken; ideolojik tartışmalar değil, pedagojik gereksinimler, bilimsel veriler ve çocuklarımızın üstün yararıdır. ünkü eğitim, hiçbir görüşün arka bahçesi olamaz. Onun tek tarafı çocuklardır.
İNSAN YETİŞTİRME SANATICumhuriyetin kuruluş yıllarında eğitimden beklenen yalnızca okuma yazma öğretmek değildi. Amaç; aklıyla düşünebilen, vicdanıyla karar verebilen, bilimi rehber edinen ve çağın gereklerine uyum sağlayabilen bireyler yetiştirmekti. Eğitim, bir milletin kalkınmasının temel taşı olarak görülüyordu. Aradan geçen yıllarda dünya değişti. Teknoloji değişti. Meslekler değişti. ocuklar değişti. Peki eğitim anlayışımız aynı hızla değişebildi mi Bugün okullarımızda çoğu zaman bilgiyi ölçüyoruz; düşünmeyi değil. Test çözmeyi öğretiyoruz; soru sormayı değil. Başarıyı puanlarla tanımlıyoruz; merakı, üretkenliği ve karakter gelişimini ise çoğu zaman ikinci plana bırakıyoruz.
Oysa matematik, yalnızca işlem yapmak değildir; akıl yürütmektir. Fen, yalnızca formüller değildir; merak etmektir. Türkçe, yalnızca dil bilgisi değildir; anlamaktır, anlatabilmektir. Eğitim ise bunların tamamından daha fazlasıdır. Eğitim, insan yetiştirme sanatıdır.
AKIL-BİLİM-VİCDANBunun için de eğitim sisteminin omurgası sağlam olmalıdır. Bilimsel düşüncenin yol göstericiliği, öğretmen yetiştirmede ve eğitim yönetiminde liyakat, okuma kültürünü besleyen bir anlayış ve eleştirel düşünceyi teşvik eden bir okul iklimi. ünkü güçlü eğitim sistemleri, güçlü binalarla değil; güçlü öğretmenlerle, güçlü eğitim yöneticileriyle ve sağlam bir eğitim felsefesiyle kurulur.

16