Bir devrin inceliği: Göksel Arsoy - Aybars Kuday

Göksel Arsoy.

Bazı sanatçılar, oynadıkları rollerin ötesinde bir dönemin belleğinde yer edinir. Yüzleri, sesleri, duruşları yıllar sonra bile tanıdık gelir. Göksel Arsoy, Türk sinemasında böyle bir yere sahipti. Onun ölümüyle, Yeşilçam'ın unutulmaz yıldızlarından birini ve temsil ettiği yaşam anlayışının kıymetli bir örneğini yitirdik.

"Altın ocuk" adıyla anılan Göksel Arsoy, bir devrin simgesiydi. Perdedeki inceliği, kendine özgü tavrı ve seyirciyle kurduğu bağ, onu sinemamızın benzersiz isimlerinden biri yaptı. Kuşaklar değişti, sinemanın dili değişti; onun adı, seyircinin belleğindeki yerini korudu.

HAYRANLIK VE SAYGI BİR ARADA

Şöhretinin boyutunu bugün düşünmek bile kolay değil. Sokakta rahatça yürüyemeyecek kadar tanınan, gittiği her yerde insanların ilgisiyle karşılaşan bir yıldızdı. Buna karşın yaşamını büyük bir ölçü, disiplin ve düzen içinde sürdürdü. Eşi ve çocuklarıyla kurduğu aile yaşamına özen gösterdi. Yoğun ilginin ve alkışın ortasında, evinin huzurunu korumayı bildi.

Onun yaşamöyküsünde bu aile bağlılığının özel bir yeri vardı. Şöhretin insanın bütün yaşamını kaplayabildiği bir dünyada, Göksel Arsoy gündelik yaşamını kendi değerleri etrafında kurdu. Düzenli yaşayışı, yakınlarına bağlılığı ve yıllar boyunca koruduğu düzen, kişiliğinin en güçlü taraflarındandı. Seyircinin hayranlığını kazanan sanatçı, kendisini yakından tanıyanların da saygısını taşıyordu.

Göksel Arsoy'u tek bir sıfatla anlatmak güçtür. Sinema oyuncusu, ses sanatçısı, yapımcı, sporcu... Bütün bu uğraşların ardında kültürlü, meraklı ve yaşama farklı yönleriyle katılan bir insan vardı. Sanatla, sporla ve havacılıkla kurduğu bağ, yaşamına genişlik ve derinlik kazandırdı.

SPOR VE HAVACILIK TUTKUSU

Spor, bu yaşamın vazgeçilmez parçalarından biriydi. ok iyi bir tenisçi olan Arsoy, kortta emeği, dikkati ve disiplini bizzat deneyimleyen bir sporcuydu. İstanbul Tenis Kulübü Başkanlığı ve Türkiye Herkes İçin Spor Federasyonu Başkanlığı görevleriyle bu ilgisini yöneticilik alanına da taşıdı. Sporun içinde bulunmayı, ona zaman ayırmayı ve sorumluluk üstlenmeyi yıllar boyunca sürdürdü.

Galatasaray'a tutkuyla bağlıydı. Takımına duyduğu sevgi, yıllar boyunca yaşamında yerini korudu. Kortta sporcu olarak yaşadığı heyecana, Galatasaray'ı izlerken taraftarlığın coşkusu eşlik ederdi.

Onun düzenli yaşamında sporcu kişiliğinin izleri de görülüyordu. Kendisine gösterdiği özen, çalışma alışkanlığı ve disiplin, uzun sanat yaşamına eşlik etti. Bir dönemin göz kamaştıran yıldızı, yaşamını sabır ve süreklilik isteyen uğraşlarla zenginleştirdi.