Ayrıştırma mı, bütünlük mü - Necdet Ersoy

Ülkemizde her düzeyde devlet görevlisi, siyasetçiler ve kanaat önderleri, söylemlerinde toplumun bir bütün olduğunu ifade etmek için yurdumuzdaki bütün etnik grupların isimlerini sayıp sonra da "Biz hepimiz kardeşiz" gibi birlik ifade eden bir söylemi kullanmaktadırlar. Bu söylem esasında sorunlu bir söylemdir. Bu sorunlu söylemi aslında ülkenin bütünleşmiş bir kitle, sağlam bir blok olduğunu belirtmek için kullanıyoruz.

Oysa bir kitlenin sağlamlığını ifade etmek için oluşan bütünlüğü vurgulamak gerekir. Örneğin bütünlüğü, dayanıklılığı, sağlamlığı ifade ederken "beton gibi" deriz. Betonun içindeki kum taneciklerini, çeşitli büyüklükteki çakıl taşlarını, onları birbirine yapıştıran çimento ve suyu hiç anmayız, aklımıza bile getirmeyiz. Ama biz her fırsatta ülkemizde yaşayan her etnik grubun adını başlıyoruz saymaya... Bu söylemi duyduğunuzda bu sayılan etnik gruplardan birinin mensubu olsanız ne düşünürsünüz Ya sizin etnisitenizin adının da geçmiş olmasından "Bak bizi de unutmadı" diyerek bir memnuniyet duyarsınız ya da "Hakikaten yahu ben aslen şu etniktenim" der; gönüllü olarak parçası olduğunuz bütünle, üniter devletle aranıza bir mesafe koymaya, kendinizi ayrı tanımlamaya meyledersiniz.

BİRLİĞİN GÜCÜ

İnsanların aidiyet duygularını pekiştirmek için onlara güçlü bir toplum yaratmalı. İnsanların büyük ve güçlü, "beton gibi" bir kitleye ait hissetmek yerine kendilerini kum, çakıl taneleri gibi hissetmelerine yol açmamalı. Ayrıştırmamalı.