Ali Abalı'yı anarken... - Erol Dolu

25 Mayıs 2018 Cuma günü öğleden sonra telefonuma Türkiye Gazeteciler Cemiyeti'nden bir mesaj geldi. Mesajda, "Değerli üyemiz Ali Abalı'yı kaybettik" yazıyordu. Ali Abalı ismi Muğla ve Fethiye adına önemli bir isimdir. Türk basınında ve Türk sporunda kendini kanıtlamış birisi olarak topluma hizmet etmiştir. Fethiye'nin tanınmış simalarından Av. Cevat Abalı'nın kardeşidir.

Ali Abalı ayrıca 15 yıl Türkiye Masa Tenisi Federasyonu Başkanlığı yapmıştır. Kendisi bir gazeteci için meslek onuru olan basın şeref kartı taşıyan biriydi. 1980 öncesinde Gençlik ve Spor Bakanlığı'nın Basın Müşavirliği görevini üstleniyordu. Uzun yıllar eski devlet bakanlarından Necmettin Cevheri'nin hem bakanlıkta hem de TBMM'de basın danışmanı olarak görev yaptı.

Birçok ulusal gazetenin Ankara temsilciliği görevinde bulundu.

Uzun yıllar Cumhuriyet gazetesinde "Gözlem Spor" köşesinde çarşamba günleri spor yazıları yazdı. Ali Abalı aynı zamanda Cumhuriyet gazetesi başyazarı Nadir Nadi'nin yeğeniydi.

Ali Abalı ile 1988'de tanışmıştık ve o zamandan bu yana zaman zaman görüşüyorduk. Yazdığı köşe yazılarının birçoğunu gazeteden kesip evde arşivimde saklardım.

Ali ağabeyin 27 Nisan 2005 tarihli Cumhuriyet gazetesinde "Spor Gözlem" köşesinde yazdığı "Mutlu Bir Spor" başlıklı yazısı arşivi karıştırırken elime geçti. Yazıda uluslararası halter, güreş ve boks müsabakalarında sporcularımızın elde ettiği başarıları yazıyordu. Yazısının sonunda da önemli bir konuya değinerek "Buna karşın medyamıza bakıyoruz, ne ses var ve ne seda, varsa futbol, yoksa futbol. Adeta meşin yuvarlağın değil rant peşinde miyiz ne" diyordu. 1999'da "Minik Top Acaba Ayaklanacak mı" başlıklı bir yazısını okumuştum. Masa tenisi sporunda önemli bir sorunu dile getiriyordu.