anakkale Boğazı'nda 19 Şubat-18 Mart 1915 tarihlerinde yaşanan Deniz Savaşları, Birinci Dünya Savaşı'nda Osmanlı Devleti'nin kazandığı muharebelerin başında gelir hiç kuşkusuz!
Mustafa Kemal, Sofya'da askeri ataşeyken, 28 Temmuz 1914'te Birinci Dünya Savaşı başlamıştı. Mustafa Kemal, savaş zamanında artık bu görevde kalmak istememiş, kendisine etkin bir görev verilmesini istemiş ve 19. Tümen Komutanlığı'na atanmasını sağlamıştı.
Müttefik Donanma Komutanı Amiral Carden, anakkale Boğazı'na taarruz için 19 Şubat 1915 gününü seçmişti. Ancak 19 Şubat taarruzunda, Müttefik donanma hedefine ulaşamamış ve Osmanlı tabyaları tahrip edilememişti. Bu harekâttaki başarısızlığı nedeniyle 16 Mart'ta görevinden ayrılan Carden'in yerine, İngiliz Amiral De Robeck getirildi.
İngiliz Savaş Konseyi'nde, anakkale Boğazı'nı geçmek üzere son ve kesin taarruzun 18 Mart günü yapılması kararlaştırılmıştı. İngiliz-Fransız Filosu, 18 Mart şafağında Amiral de Robeck'in emrinde üç grup halinde anakkale Boğazı'na yaklaşmaya başladı. Birinci grupta İngiliz gemileri Queen Elizabeth, Inflexible, Agamemnon, Lord Nelson; ikinci grupta Fransız gemileri Suffren, Bouvet, Charlemagne, Goulois ile İngiliz gemileri Triumph ve Prince George; üçüncü grupta ise İngiliz gemileri Ocean, Vengeance, Albion, Cornwallis, Irresistible, Conopus, Swiftsure ve Majestic yer alıyordu.
TABYALAR ALEV İİNDE...anakkale Boğazı Müstahkem Mevki Komutanı Cevat (obanlı) Paşa, 18 Mart sabahı karargâhtan ayrılıp Kirte'deki birlikleri teftişe gitmiş ve ancak saat 16.30'da karargâha dönebilmişti. Bu nedenle, 18 Mart Boğaz Muharebesi'ni Kurmay Binbaşı Selahattin Adil Bey yönetti.
18 Mart sabahı Müttefik savaş gemileri Seddülbahir'den görünmeye başlamıştı. En önde Triumph; bunu sırasıyla Agamemnon, Lord Nelson, Queen Elizabeth, Inflexible ile Prince George gemileri izlemekteydi. Öte yandan Bozcaada dolayında, 15'i İngiliz, dördü Fransız olmak üzere 19 muharebe gemisiyle üç kruvazör, birçok torpido ile taşıt gemisi toplanmıştı.
Queen Elizabeth, Anadolu Hamidiye; Inflexible da Rumeli Mecidiye Tabyalarına ateş etmeye başladı. Öte yandan Agamemnon ile Lord Nelson, Rumeli Mecidiye Tabyası'nı, Weymouth kruvazörü de Yenişehir'i bombardımana başlamıştı. Triumph Dardanos'u, Prince George ise Baykuş'u (Mesudiye Tabyası) ateş altına aldı. İngiliz gemilerinin çoğu merkez tabyalarını, bir kısmı da Dardanos ile obüs gruplarını bombardımana tutmuştu. Osmanlı bataryaları ise şiddetle karşılıkta bulunuyordu. Ancak, Osmanlı toplarından atılan mermiler düşman zırhlılarından bir kilometre geriye düşüyor ve gemilere hiçbir zarar veremiyordu. Buna karşılık düşman zırhlılarının topları uzun menzilli oldukları için, attıkları mermiler tabyalara ulaşıyordu. Tabyalar alev ve duman içindeydi. Osmanlı topçuları bu cehennem ateşi altında, canlarını cömertçe tehlikeye atarak ateş etmeye çalışıyordu.
Rumeli Merkez Grubu (Mecidiye, Hamidiye, Namazgâh tabyaları), yoğun bir ateş altındaydı. Mecidiye Tabyası'nda iki ağır uzun menzilli top vardı. Bunlara ağır mermileri taşıyan dar demiryolları ile vagonlar tahrip olmuştu. Bu toplara ağır mermileri taşımak büyük bir sorundu. Cephanecilerin cephanelikten kaldıraçla çıkardıkları 275 kiloluk bir mermi, cephaneliğin kapısında kaldıracın askısında öylece duruyordu. Er Seyit, cephaneliğe yaklaştı ve cephanecilere asılı mermiyi sırtına vermelerini söyledi. Dev merminin sırtına yüklendiği Seyit, olağanüstü bir çabayla bunu kaldırmış ve can havliyle yürümüştü. Sırayla aynı ağırlıktaki iki mermiyi daha sırtlayan Seyit, mermileri topun asansörüne yetiştirmeyi başarmıştı.
BİR SEMBOL: NUSRET MAYIN GEMİSİÖte yandan 7/8 Mart gecesi Müstahkem Mevki Komutanlığı, 26 mayını Erenköy Koyu'na dökmek için Nusret (Nusrat) mayın gemisini görevlendirmişti. Nusret Mayın Gemisi Kaptanı Yüzbaşı Tophaneli Hakkı Bey ve Mayın Grup Komutanı Yüzbaşı Nazmi Bey, bu görevi başarıyla yerine getirdiler. Nusret (Nusrat) isimli Osmanlı gemisinin 8 Mart 1915 sabahı düşman denetimi altındaki Erenköy Koyu'na döşediği mayın hatları, anakkale Deniz Savaşlarının kazanılmasında çok önemli bir rol oynamıştı.

4