Bahis skandalı sonrasına bakış…

Öcal Uluç
31.10.2025
5

Bahis skandalında adı geçen hakemlerle ilgili soruşturmanın 'fazla uzatılmadan' bitirilmesi" gerekiyor.

Ülke bahis skandalı ile çalkalanıyor. Skandal; sporumuzun, spor kuruluşlarımızın, zirvelerine kadar tırmanıyor, isimler, ünlüler, itiraflar, itirazlar, açıklamalar, retler spor sayfalarımızı dolduruyor...
Hele ki, Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu'nun "152 hakemin aktif bahis oynadığının tespit edildiği" açıklamasından sonra, gözler "o hakemlere" çevrildi. Zira içlerinde "ünlüler" de var...

Adı geçenlerin başında da TFF tarafından Profesyonel Futbol Disiplin Kuruluna (PFDK) sevk edilen "üst klasman hakemi" Zorbay Küçük geliyordu...
Ne var ki, Küçük "çok net" bir açıklama yaptı; "Hiçbir spor dalı için hiçbir bahis sitesine üye olmadım ve hiç bahis oynamadım."

Sonra da Çağlayan Adliyesi'ne gidip, kendi adına açılan hesap nedeniyle şikâyetçi oldu.

Peki, "geride kalan 151 hakem" ne olacak, ne yapacaklar, neler yapılacak..

Sahaya takımlarını süren kulüplerin yöneticileri, teknik direktörleri, saha çıkan futbolcular ve tribünleri dolduran taraftarlar, düdük çakan hakemlere, bayrak kaldıran hakemlere "nasıl" bakacak ve güvenecekler
Ortada kalan Federasyonumuzun da hakemlerimizin de işleri çok zor. TV'leriyle, sayfalarıyla, yazar çizerleri ve yorumcuları ile spor basınımız da "kulüpçülüğü bir yana atıp", sporun ve elbette futbolun içine düştüğü durumun hassasiyetini anlayarak, "ekranlarını ve sayfalarını öyle tanzim etmelidir", artık...
Kulüplerin "başkanları, futbol yöneticileri ve teknik direktörleri" de, "bu hassasiyeti ve gereklerini" unutmayarak, "başarısızlıklarda 'kendilerini savunmanın en kolay yolu' olan 'hakem açıklamaları" alışkanlıklarından" vazgeçmelidirler!..