"TRT 1 Kur'an-ı Kerim'i Güzel Okuma Yarışması" model olmalı!

Başladığı günden bugüne her ramazan alışageldiğimiz Kur'an Sofrası yine hanelerimize, gönüllerimize misafir oldu.

Bendeniz o saatte takip edemediğim ve kaçırdığım bu programı sonra telafi etmeden rahat edemem. Bu seneki Kur'an Sofrasının da telafisini yeni bitirdim.

Bu kazanımları paylaşmadan duramadım ve bugün, bu köşelere sığmasa da, önemine binaen konumuza taşıdım.

Demek ki istendiğinde, öncülük yapan olduğunda, elini ve gövdesini, Hakka ve halka hizmet için, taşın altına koyan olduğunda yapılanlar da hep İLKLER diye anılacak!

Kimi Hakka ve halka hizmeti önceler, ölümsüzleşir kimi de ENE'ye veya dünyalık istiflemeye odaklanır; eğlenir, eğlendirir, kendisiyle beraber başkalarını da boşluğa ve hiçliğe sürükler.

Evet, bu sadece "Kur'an-ı Güzel Okuma Yarışması" olmayıp çok ötesinde, 7'den 70'e gönüllere nüfuz eden bir köprüdür.

Zira takip edildiğinde görülecektir, nice Kur'an sevdalısı bu program vesilesiyle Kur'an talebesi oldu. Nicesi Kur'an bülbülü, Kıraat İlimleri üstadı ve nicesi de Kur'an aşığı oldu.

Hanelerimize ve gönüllerimize misafir olan bu sofrada yok yok.

Bu Kur'an Sofrası'nda Asr-ı Saadet'ten Ecdadımız Osmanlı'ya, oradan bugüne Kur'an ve sünnetle örülmüş nice örnek hayatlar var!

Birbirinden değerli Üstadlarımızın rehberliğinde bir o kadar değerli, sadece Kur'an Kurslarından, İmam hatip okullarından değil, her meslekten her yaştan her renkten ve dünyanın her bir ucundan gelen seçkin Kur'an bülbülü kâriler var bu güzel programda.

"Kur'an'ı Güzel Okuma" deyip geçmemeli!

Özveriyle hazırlanan bu atmosferin her karesi birbirinden farklı güzellikte anılarla dolu.

Bu programın çok değerli jüri hocalarımızın her biri kendileri, verdikleri birbirinden farklı anlam dolu her bir mesajlarıyla ayrı bir güzel.

Konuk olan hafızlarımızın her biri hayat anılarıyla, duruşlarıyla, kıraatlarıyla bir o kadar harika üstü.

Bu bakımdan kanaatim: "TRT 1 Kur'an-ı Kerim'i Güzel Okuma Yarışması" bunun gibi başka nice güzel etkinliklere MODEL olması gerekir!

Kur'an'a Sarılanlar Kur'an'a Saldıranlar

Jüri hocalarımızdan Osman Egin hocamız, aşır sonrası verdiği mesajlarından birinde "Kur'an'a sarılanlar, Kur'an'a saldıranlar" var diyor.

Kur'an'a sarılanlar, harf harf, ayet ayet, sure sure Allah'a sarılır, Allah'a sarılmanın tadını yaşarlar. Peygamberin izinde, eşsiz önderliğinde huzuru yakalarlar. Bal yapan arı misali hep şifa dağıtırlar.

Kur'an'ın vakarını üzerlerinden eksik etmezler. Sahabeden İbni Mes'ûd gibi Kur'an'la mesrur olurlar. Kur'an'ın kendisine nazil olduğu Resûlallah (s.a.s.) ondan Kur'an okumasını istediğinde okuduğuyla peygamberi gözyaşına boğarlar. Bir keresinde de peygamberimiz Abdullah'ı Namazda Nisa Suresini okuduğunu görünce, "İste! Ne istersen sana verilecek!" buyurmuştu." Sonra arkadaşları "Ne istedin" dediklerinde şöyle dua ettiğini söylemişti. "Allâh'ım! Sen'den zayıflayıp yok olmayan bir îman, tükenmeyen bir nîmet ve Huld Cenneti'nin en yüksek mertebesinde Nebiyy-i Ekrem'in Hazret-i Muhammed Mustafâ (s.a.s.) Efendimiz'le birlikte olmayı istiyorum!"