İnsanlığın gelecek umudu İslam ve Müslümanlardır
NUSRET REŞBER
Yeni Dünya Düzeni arayışları sürerken, yeni cephe ve bloklarla ülkeler/kıtalar birleşirken/ayrışırken Müslümanlar nerede duruyor
ABD'siyle, Rusya'sıyla, Çin'iyle, onların uşakları lanetli İsrail ve diğerleri güç sarhoşluğuyla dün olduğu gibi, bugün de ülkelerin birliğine, özgürlüğüne ve geleceğine artık göz dikmekle kalmayıp bizzat gasbetmeyi sürdürürken...
Müslümanlar ne zaman güç birliğine gidecek
Ülkeleriyle, liderleriyle bugüne kadar etle tırnak misali ortak miraslarıyla kardeş olanlar, ne zaman başkalarının maşası olmaktan kurtulacaklar
Batının, ABD ve İsrail'in birer maşa ve piyonu olan ve bu yüzden ülke olmaktan eser kalmamış ülkecikleri, devletçikleri de geçtim.
Dünyada ve İslam âleminde kadim ve şanlı bir tarihi olan ve şimdi yeniden kökleri üzere filizlenen, ışkın veren Osmanlı torunları bizler ne zaman kendimize geleceğiz, kendimiz olacağız
Bugün 90 Bin Camimiz Var
2026 itibariyle Diyanet İşleri Başkanlığı verileriyle 90.301 camimiz var.
İstanbul Süleymaniye, Sultan Ahmet, Fatih Camii ve Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi, Ankara Kocatepe Camii, Bursa Yeşil Camii. Edirne Selimiye Camii ve diğer illerdeki benzer nitelikteki camileri hesaba katmazsak (ki buralarda birden fazla İmam ve Müezzin görevli) 100 binin üzerinde din görevlisi var.
Kur'an Kurslarında ayrıca görevli öğretmen-hocalarımız var. Bir o kadar MEB'e bağlı İmam Hatip ve diğer okullarda hatta Fakültelerde meslek dersi hocalarımız bulunuyor.
Bunun yanı sıra yüzlerce cemaat ve onlara bağlı dernek mevcut. Bu kurslardaki hoca ve öğrencileri hesap edemiyorum. Allah eksiğini vermesin, daha da çoğaltsın.
Din karşıtı kimi çevrelerin de tam salya sümük saldırıya geçmesi için bir fırsat gördükleri rakam. "Diyanet'in ordusu, DİYANET'E YETİŞEMEYEN BAKANLIKLAR" diye dillendiriyorlar... Varsın söylesinler.
Ancak gerçekten değerimizi bilsek, nelere sahip olduğumuzu bilsek değil Türkiye'ye, dünyaya yetecek bir iyilik ordusu. Allah'ın dini adına, peygamberimizin varisleri olarak...
Kendi ağırlığımızın, sorumluluğumuzun ne kadar farkındayız
Bugün şeytana nefer olanların dünyevi zevk ve eğlencelerinin dışında hiçbir gerekçeleri, kazanımları yoktur. "Benim sapmama izin vermene karşılık, yemin olsun ki, ben de onları(insanları) saptırmak için senin doğru yolunun üstüne oturacağım..." (A'râf 7/16) diyen İblîs'in gerekçesi neydi Ateşe gidecek, cayır cayır yanacak. Bunu bildiği halde kötülük adına yemin içiyor, fiiliyata geçiriyor.
Peygamber varisleri, Allah'ın ordusu olacak müslümanların çocuklarını, ailelerini doğru yoldan saptırmak için çabalıyorlar. Şeytani planlarını cazip hale getirmek için bütün argümanları sergiliyorlar.
Bunlara karşı neden bir duyarlılığımız, dünya ve ahiret saadetine götürecek plan ve çalışmalarımız yok veya çok az
"Bugün sizin için dininizi kemale erdirdim. Size nimetimi tamamladım ve sizin için din olarak İslâm'ı seçtim..." (Maide 5-3) ayetinin varisleri, son ilahi hak dine iman edenler ve sahip olanlar biz değil miyiz
"Ey örtüsüne bürünen! Kalk ve uyar! Ve sadece rabbini yücelt…" (Müddessir 1-3) emrine muhatap olup;

4