Beterin de beteri olacak

Özellikle ülke yönetimine talip kimi siyasi kesim örnek olması gerekirken, toplumda muhtemel hastalıklara çözüm üretmeleri gerekirken çoğu zaman toplumdaki en hastalıklı kişilerden daha alçalabiliyorlar. Ne yazık ki bu kesime toplumdan da gerekli cevap verilemiyor!

Haliyle tavuk/yumurta misali ne bu sözde seçilmiş azınlık halkına hayır getirebiliyor ne de halk kendi bünyelerinden çıkardığı bu seçilmişlere gereken terbiye edici dersi verebiliyor.

Öyle ki zamanla tüm toplum, kanserli hücrelerin işgal etiği bir hâle dönüşüyor.

Oysa Hz. Ömer (r.a.): "Yanlış yaptığımızda bizi uyarmazsanız sizde hayır yoktur. Uyardığınız halde sizi dinlemezsek bizde hayır yoktur." diyerektoplumun birbirlerine karşı sorumluluklarını özetlemişti.

Evet, Yüce Allah insanlara örnek olarak peygamberlerini seçmiş göndermiştir. Peygamberler toplumlarını hep doğruya yönlendirmişler. Onların çağrılarına uyan toplumlar huzur bulmuş, dünya ve ahirette kurtulmuşlar. Asi olanlar, onların çağrılarına kulak tıkayanlar ise çoğu zaman helak olmuş, dünya ve ahirette rezil ve rüsva olmuşlar.

Yüce Allah Kur'an-ı Kerim'de peygamberlerini hayır ve övünçle yâd ettikten sonra onların yolunu terk edenleri ise şöyle haber verir ve uyarır:

"Onlardan sonra, namazı zayi eden, şehvet ve dünyevî tutkularının peşine düşen bir nesil geldi. Onlar bu tutumlarından ötürü büyük bir azaba çarptırılacaklardır." (Meryem 19/59)

Bugün toplumların en büyük kusurlarının başında ayette belirtilen bu iki haslet geliyor maalesef.

Namazı terk; yani ibadetsizliği içselleştirmek.

Nefsânî ve şehevi arzulara uymak; yani Allah, peygamber buyruklarının yerine şeytanın yoldan çıkarttığı, helal-haram tanımayan ilahlaşmış arzulara sınırsız teslimiyet.

Hadis âlimlerinden Ebu Ya'lâ, Heysemî ve Taberânî'nin kaydettiği bir hadiste Rasûlullah (s.a.s.) efendimiz şöyle haber verir:

"Gençlerinizin fıska düştüğü ve kadınlarınızın azdığı zaman hâliniz nice olur!".

Yanındakiler hayretle: "Ey Allâh'ın Rasûlü, yâni böyle bir hâl başımıza gelecek mi" dediler.

"Evet, hattâ daha beteri!" buyurdu ve devâm etti: "Emr bi'l-mârûf ve nehy ani'l-münker (İyiliği emretme, kötülükten alıkoyma) yapmadığınız vakit hâliniz nice olur"

Ashâb-ı kirâm yine hayretle: "Yâni bu olacak mı" dediler.

"Evet, hattâ daha beteri!" buyurdular: "Münkeri (kötülüğü) emredip, mârûfu (iyiliği) yasakladığınız zaman hâliniz nice olur"

Yanında bulunanlar iyice hayrete düşerek: "Ey Allâh'ın Rasûlü! Bu mutlaka olacak mı" dediler.

"Evet, hattâ daha beteri!" buyurdular: "İyiliği çirkin, kötülüğü de iyi ve güzel kabul ettiğiniz zaman hâliniz nice olur"

Sahâbîler: "Ey Allâh'ın Rasûlü! Bu mutlaka olacak mı" diye sordular.

"Evet, olacak!"