Ben de Müslümanım demek yeterli mi

Ben de Müslümanım demek yeterli mi

NUSRET REŞBER

Azılı ateistler hariç kime rabbi veya dini sorulsa; "Rabbimiz Allah'tır, biz Allah'a inanıyor ve Ona tapıyoruz" derler. Aynı şekilde herkes "elhamdülillah müslümanım" ikrarında bulunur; hiç kimse müslümanlık dışı bir kimlikle anılmak ve bilinmek istemez.

Bu sevindirici bir durum. Zira Allah da peygamberi de İslam'ı seçen her müslüman da başkalarının İslam'ı kabul etmesiyle sevinç duyar. İslam'ın gönderiliş sebebi budur zaten; insanların İslam ile tanışması ve kabul edip onu hayat nizamı kılmaları Allah'ın muradıdır.

Ancak nasıl bir inanış sergileneceği de Allah tarafından peygamberleri aracılığıyla bildirilmiştir. Geçerli imanın da şartları var!

Müslüman kimliğini sahiplenenlere:

"Peki, Allah'a tapmak nedir, nasıl Allah'a tapıyorsunuz, müslümanlığın gerekliliği nelerdir" denilse tutarlı bir cevap alınamaz.

Çoğu insan Allah'ı sadece yaratıcı olarak kabul etmeyi ve dil ile buna inandım demeyi Onu Rab olarak kabul etmek sayar ve bunu yeterli görür.

Oysa dinin sahibi Allah bunu geçerli ve yeterli saymıyor. Sadece Allah'ı yaratıcı Rab olarak bilmek ve Onun gönderdiği inanca ise mugayir bir inanç ve hayat tercih etmek Allah'ın kabulü ve rızası doğrultusunda değildir.

"Şayet o inkârcılara, 'Gökleri ve yeri yaratan, güneşi ve ayı yasalarına boyun eğdiren kimdir' diye soracak olsan, hiç tereddütsüz 'Allah'tır' derler. O halde haktan nasıl yüz çevirirler" (Ankebût 29/61) buyrulur.

Allah'ın yanı sıra başka ilahcıklar edinen Mekkeli Müşrikleri Allah böyle tanımlıyor. Allah'ın varlığını, yaratıcı olduğunu onlar da kabul ediyor ama hüküm koymaya, hayat nizamı sunmaya gelince bunu reddediyorlar.

Ayrıca bunu doğru niyetle yaptıklarını söylüyorlar. Allah'a yaklaşmak için diyorlar...

Yüce Allah ise hem hakkı beyan eder hem de tutarsızlık içinde debelenenlerin gülünç durumlarını şöyle haber verir:

(Ey Muhammed!) Şüphesiz biz o Kitab'ı sana hak olarak indirdik. Öyle ise sen de dini Allah'a has kılarak O'na kulluk et. İyi bilin ki, halis din yalnız Allah'ındır.

O'nu bırakıp da başka dostlar edinenler, 'Biz onlara sadece, bizi Allah'a daha çok yaklaştırsınlar diye ibadet ediyoruz' diyorlar..." (Zümer 39/2,3)

Evet, Allah'a göre Rab edinmek; bütün hayata Allah'ın müdahil olduğunu, olması gerektiğini kabul etmek ve bunun dışında kalan her türlü hayatı ve inancı reddetmektir.

Müslüman olduğunu kabul etmek; Allah'a ve Resûlü'ne itaat etmek, onların koyduğu hayat biçimini hayata taşımaktır.

Allah'a inanmak, tapmak ve Müslümanım demek; Allah ve Resûlü'nün koyduğu helal ve haramlara tereddütsüz riayet etmektir. Başka hiç bir şeyi Allah'a ortak koşmamak, Allah'ın ve peygamberinin önüne geçirmemektir.

Müslümanım demenin gereği; kulluğu Allah'a has kılmaktır. Namaz kılmak, zekât vermek, oruç tutmak, hacca gitmek ana esasları olmak kaydıyla son nefese kadar bütün hayatı Allah'ın rızası doğrultusunda geçirmektir.

Allah'a tapmak ve Müslüman kimliğine sahip olmak; hayatın her safhasında Kur'an ve Sünnet çerçevesinde bir hayatı benimsemek ve yaşanılır kılmaktır.

Hz. Peygamber (s.a.s):