Asgari ücretli, emekli, memur herkes hakkını alsın

Asgari ücretli, emekli, memur herkes hakkını alsın

NUSRET REŞBER

Torunlarını, taş kaynatarak avutup uyutmak isteyen nineyi gören Hz. Ömer, "Bu durumunuzu neden Halife Ömer'e bildirmediniz" dediğinde yaşlı kadın: "Bizim bu durumumuzdan haberi olmayacaksa ne diye halife oldu ki" cevabını vermişti. Ve o kadına devlet reisi olarak sırtına un torbasını yüklenmiş götürmüştü.

Aynı sorumluluğu, konumu ve derecesi fark etmeksizin her yöneticinin üstlenmesi gerekir. Bu sorumlulukla hareket etmeyenin vay haline!

Bugün dünyada en öncelikli mesele "din, akıl, can, mal ve nesil güvenliği"dir. Bu öncelik yitirildiğinde hiç bir şeyin güvencesinden bahsedilemez.

Ancak dünyada olduğu gibi ülkemizde de en çok dillendirilen ve dönem başlarında daha çok ön plana çıkan "geçim derdi"dir.

Çalışan işçi-memur maaşı, emeklilerin hak ettiğini müreffeh bir düzeyde alabilmesi.

Diğer tarafta işverenin ve devletin de en rantabl işçi ve memurdan faydalanması öncelikli konu.

Her iki tarafta birbirinden gereken faydayı bekleme hakkıdır. Yatarak, bir iş yapmayarak maaş alınamayacağı gibi; aç karnına, geçimini yapamayacak derecede hiç kimse de çalıştırılamaz!

İşçi ile işverenin, memur ile idarenin (devletin) arasının açılmaması için istihdam ve kafi ücret şart.

Bir devlet veya müessese zorla ayakta duruyorsa; "ister batsın ister yıkılsın beni ilgilendirmez, ücretimi en dolgun şekilde vermek zorundadır" denilemez.

Bunun yanında, çalışanların ücretlerini hakkıyla vermeyerek, onları mağdur ederek; kat üstüne kat atmak, kendi ve yakınlarının her birinin altına en lüks araçları çekerek hiç bir tatili kaçırmamak da olacak iş değil.

Emekli ve Asgari Ücretli Geçinebilmeli

Şu inkâr edilemez bir gerçek. Asgari ücret veya normal bir emeklilikle bu ülkede kimse geçinemez!

Kendimden örnek vereyim. Hem çalışanım hem emekliyim; hem kiradayım hem kirada evim var.

Tek bir emeklilikle geçinebilsem, (işimi, iş yerimi seviyorum o ayrı) bir dakika durmam. Ama hakikat emekli maaşım, sıradan bir semtteki sadece kirama yetiyor... Kiracım sadece ücretli çalışan. Ona enflasyona göre zam yapamadım. Ödeyemeyeceğini biliyorum. Benim ev sahibim enflasyonun üzerinde kira artışını öngördü, onu kabul ederken, kiracıma da ödeyeceği rakamı kabul ettim.

Bu sebeple devlet, bir şeyler yapıyorsa da yeterli değil, dar geçimlileri daha iyi gözetlemeli; elektrik, doğal gaz fatura vs. kalemlerinin yanında farklı alanlarda destekleri artırmalı!

Zira herkes emekli olduğu halde çalışma imkanı, gücü bulamayabilir. Evi olmayan nice insan var. Devlet bunlar için (TOKİ vasıtasıyla) her gün yeni projelerin müjdesini de veriyor, bunlar güzel haberler ama yetmez.

Ancak bunu suiistimal etmek de ne dini ne milli ne de ahlakidir.

Hem güzel bir emekli maaşın var ve çalışma imkânın var hem evinde çalışan sayısı çok hem evin araban var hem de "devleti nasıl daha fazla sömürebilirim" düşüncesindeysen kusura bakma!

Hükümet yanlısı denilecek, fark etmez. Devlet asgari ücretliye daha fazla ücret sunabilmesi için bir o kadar da işverene destek olmak zorundadır. Destek veremeyeceği bir rakamı telaffuz ettiğinde işveren ya o ücreti verecek ya da işçisini kapı dışarı edecek! Bunu düşünen var mı

Kaldı ki asgari ücret; hepimiz biliyoruz, adı üzerinde verilebilecek en dip yani başlangıç maaşı. Bu ücretten (mülteciler dışında) kaç kişi çalışıyor merak ediyorum.