Geçtiğimiz yıl imalat sanayi yüzde 0.2 oranında daralmıştı. Buy ıl da benzer bir tablo bekleniyor. Ekonomideki soğumaya rağmen, işgücü piyasası güçlü. İşsizlik oranı martta yüzde 7.9'a geriledi. Sanayide iş kayıpları devam etse de hizmetler, ticaret ve inşaat sektörleri istihdamı yukarı çekiyor
Yüksek finansman maliyetlerinin yanı sıra içeride ve dışarıda artan belirsizlikler, ekonomik göstergelerin karmaşık bir görünüm sergilemesine neden oluyor. Turizm, hizmetler ve ihracat iktisadi aktiviteyi desteklese de sanayi sektöründe hissedilir bir yavaşlama var. Özellikle de imalat sanayinde... İSO imalat sanayi PMI endeksi, 13 aydır yavaşlama bölgesinden çıkamadı. Nisan ayında genişleme bölgesinde kalmayı başaran tek sektör, gıda ürünleri oldu. Geriye kalan dokuz sektörün içerisinde durumu en kötü olan ise tekstil sektörü.
Birçok sektörde iç siparişler durgun bir seyir izlerken, ihracattan gelen destek de yeterli olmuyor. İçeriden ve dışarıdan gelen yeni siparişlerin stoklardan karşılanabildiği bir denklemde üretim yavaşlıyor. Geçtiğimiz yıl imalat sanayi yüzde 0.2 oranında daralmıştı. Sanayinin genelinin büyümeye katkısı da oldukça düşmüştü. Şu ana kadarki mevcut gidişat, 2025'i de benzer bir tabloyla kapatacağımıza işaret ediyor.
Yıl başındaki genel beklenti, ikinci çeyrekten itibaren sanayide toparlanmanın başlayabileceği yönündeydi. Ancak son birkaç haftadır yaşanan gelişmeler, bu beklentiyi boşa çıkardı. İmalat sanayi için 2025 kayıp bir yıl olabilir.
İŞSİZLİK ORANINDA BİR İLK
Ekonomideki soğumaya rağmen, işgücü piyasası güçlü kalmaya devam ediyor. İşsizlik oranı mart ayında yüzde 7.9'a geriledi. 2005'ten bu yana aylık olarak açıklanan işgücü istatistiklerindeilk defa yüzde 8'in altında bir işsizlik oranına şahit olduk. İşgücüne katılımın artış kaydettiği bir ayda işsizlik oranının gerilemeye devam etmesi dikkat çekici. Daha önceki birkaç ay işsizlik oranındaki düşüş, istihdam artışından ziyade işgücüne katılımdaki düşüşten kaynaklanıyordu. Bu sefer öyle olmadı. İşgücüne katılım da arttı; fakat yeni istihdam sayısı işgücüne katılımdaki artışın üzerinde yer aldı. Sanayide iş kayıpları devam etse de hizmetler, ticaret ve inşaat sektörlerindeki istihdam artışları istihdamı yukarı çekiyor. İşgücü piyasasında ezber bozan bir dönemin içerisindeyiz demek yanlış olmaz. Tabi burada yarı zamanlı ve esnek çalışma modellerine dayalı istihdamın Türkiye'de kendini daha fazla göstermeye başladığının da altını çizmek gerekiyor.
İHRACATA RAĞMEN AÇIK ARTTI
Bu hafta açıklanan nisan ayı dış ticaret verileri de ekonomik görünümdeki karmaşık tablonun bir başka boyutunu yansıtıyor. Geçtiğimiz ay 20.9 milyar dolarlık ihracatla, tüm zamanların en yüksek ikinci nisan ayı ihracatı kaydedildi.
İhracat tarafındaki yüzde 8.5'lik artış olumlu gibi gözükse de madalyonun diğer tarafında ithalat yüzde 12.9 arttı.
2024'te gerileyen dış ticaret açığı, 2025'te artış eğilimine girdi. Yılın ilk dört ayında dış ticaret açığı 30.1 milyar dolardan 34.5 milyar dolara yükseldi. İhracatın ithalatı karşılama oranı ise yüzde 73.4'ten yüzde 71.4'e indi.

134