Fed, faizi sabit bıraktı ve bir ikilem içinde kaldı. Faiz kararının ardında piyasa etkisi ve 3 Kasım'daki ABD ara seçimleri etkili olabilir. Küresel finans piyasaları yönünü bulmakta en çok zorlandığı dönemlerden birini yaşıyor
Bu hafta ekonomi gündeminde veri akışı oldukça sakindi. Haftanın en önemli gelişmesi Fed'in faiz kararıydı. Bir önceki toplantısında faiz artıran Fed, bu kez faizi sabit bıraktı. Bu kararın ardında iki olası neden bulunuyor. Birincisi, Fed yetkilileri önceki artışın piyasalardaki etkisini tam görmeden yeni bir adım atmak istememiş olabilir. İkinci bir ihtimal ise Fed Başkanı Kevin Warsh'un 3 Kasım'daki ara seçimler öncesinde yeni bir faiz artışıyla Donald Trump'ı karşısına almaktan kaçınması. Piyasalar birinci nedene inanmak istiyorlar.
Aralık ayındaki toplantıda ise Fed'den yeni bir faiz artışı bekleniyor. Fed'in yeniden sıkı para politikasına yönelmesinin temel nedeni, iç talebi doğrudan baskılamak değil. Enflasyon riskini artıran unsur savaş oldu. Yani mevcut enflasyonist baskılar, talep çekişli olmaktan ziyade arz yönlü bir karakter taşıyor. Yüksek enerji fiyatları üretim ve taşımacılık maliyetlerini artırıyor. Bu da enflasyon beklentilerinin yükselmesine neden oluyor. Yükselen enflasyon beklentileri ise tahvil faizleri üzerinde baskı oluşturuyor. Enflasyon bir risk olsa da şu sıralar asıl endişe tahvil piyasası tarafında. Politika faizindeki artış, arz çekişli enflasyona beklentiler kanalı üzerinden etki edebilir. Fed beklentileri yöneterek tahvil piyasasının ve enflasyonun kontrolden çıkmasını engellemeye çalışıyor.
TEKNOLOJİ YENİDEN POPÜLER OLABİLİR
Bununla birlikte, yüksek faiz zaten kırılgan olan küresel büyümeyi tehdit ediyor. Şu anda yapay zekâ (YZ) dışında büyümeyi destekleyecek güçlü bir hikaye yok. YZ hikayesinin ne kadar gerçek olduğu ise muamma. Borçlanma maliyetlerindeki artış, YZ yatırımlarını frenleyecek seviyelere ulaşırsa işler ciddi anlamda karışabilir. Bu nedenle savaşın sona ermesi kritik önem taşıyor. İsrail'deki seçimlerin ardından kurulacak koalisyon ile ABD'deki ara seçimler sonrasında Kongre'de oluşacak aritmetik, savaşın seyrinde belirleyici olacak.
Öte yandan küresel finans piyasaları, yönünü bulmakta en çok zorlandığı dönemlerden birini yaşıyor. Hazine tahvillerinden kaçan yatırımcılar YZ ve kriptonun cazibesine kapılmışlardı. Fakat, son günlerde buralar da karıştı. YZ temelli teknoloji şirketlerinin yatırım getirileri ve bilançoları beklentileri karşılamıyor. Bu yetmezmiş gibi, bu hafta dünyanın en büyük kripto borsası Binance, toplam 6,3 milyar dolarlık varlığın etkilendiği bir siber saldırıya maruz kaldığını duyurdu. YZ ve kripto tarafındaki gelişmelerden endişe duyan yatırımcılar, bu sefer de hazine tahvillerine yöneldi. ABD, Almanya ve Fransa gibi gelişmiş ülkelerde tahvil faizleri düşüşe geçti. Ancak güvenli liman olarak görülen devlet tahvilleri de aslında güven vermiyor. Yatırımcıların yönelimi daha çok alışkanlık ve mecburiyetten kaynaklanıyor. Ülkelerin kamu maliyesi görünümleri parlak değil. Birkaç gün sonra yatırımcıların tahvilleri de riskli görerek yeniden YZ ve kriptoya yönelmesi sürpriz olmaz.

17