Ocakta TÜFE yüzde 5.03 oranında artış kaydetti. Bazı iyileşme emarelerine rağmen, fiyatlama davranışlarının normalleştiğini söylemek güç. Şubatta da enflasyonun yüksek geleceği öngörülüyor. Merkez Bankası da bunu görerek yılın başında enflasyon tahminini yüzde 21'den 24'e yükseltti
2025'in ilk enflasyon verisi bu hafta açıklandı. Ocak ayında TÜFE yüzde 5.03 oranında artış kaydetti. Her ne kadar son dört yılın en düşük ocak ayı verisi olsa da önceki dört yıllık dönemde (2018-2021) ocak enflasyonunun ortalama yüzde 1.28 olduğu düşünüldüğünde, yüzde 5.03'lük oranının ne kadar yüksek olduğu net bir şekilde anlaşılıyor. Aylık enflasyonun 2.08 puanı gıda ve konut grubundan kaynaklanıyor. Hizmet fiyatları da normalin üzerinde sıçrama yaşadı. Özellikle sağlık grubunun enflasyona etkisi (0.96 puan), kamunun yaptığı katkı payı artışları sonrasında bariz biçimde rakamlara yansımış.
Bazı iyileşme emarelerine rağmen, fiyatlama davranışlarının normalleştiğini söylemek güç. Ocak verisi bunu teyit etti. Ticaret Bakanlığı'nın uyarılarına rağmen, asgari ücret artışının adeta tek maliyet unsuru gibi ele alınıp doğrudan fiyatlara yansıtıldığı görülüyor. Öte yandan, kamu tarafından yönetilen ve yönlendirilen mal ve hizmet fiyatlarındaki artışların beklenen enflasyona göre belirlenmemesi, genel fiyatlama davranışları ve enflasyon algısı açısından olumsuz bir sinyal oluşturdu. Keşke kamu, özel sektöre örnek olabilseydi.
TAHMİNDE YUKARIYA YÖNLÜ REVİZE
Bu haftanın önemli gündem maddelerinden biri, Merkez Bankası'nın enflasyon raporuydu. Piyasanın geneli, 2025'in ilk enflasyon raporu olması nedeniyle Merkez Bankası'nın yıl sonu enflasyon tahminini değiştirmeyeceğini öngörüyordu. Ancak tahmin yukarı yönlü revize edildi. Yüzde 21'lik tahminin neredeyse dörtte biri tek başına ocak enflasyonuyla gerçekleşti. Şubat ayında da enflasyonun yüksek geleceği öngörülüyor. Mart ayı ve sonrasında enflasyonda durulma yaşanması beklense de daha şimdiden yüzde 21'in gerçekleşme ihtimali imkânsız hale gelmişti. Merkez Bankası da bunu görerek yılın hemen başında tahmini 3 puan yukarı çekti ve yüzde 24'e güncelledi. Bu revizyonun 1.7 puanı fiyatı kamu tarafından yönetilenyönlendirilen mal ve hizmet fiyatlarından, 0.8 puanı TÜFE sepetindeki ağırlık güncellemesinden ve 0.5 puanı gıda fiyatlarındaki artıştan geliyor.
Bazı ekonomistler 'tahmin bu kadar hızlı revize edilir mi' diye Merkez Bankası'nı eleştirmeye başladı. Tahmin yenilenmeseydi, bu sefer de 'gerçeklikten bu kadar kopuk bir tahminle neden yola devam ediliyor' diye eleştireceklerdi. Merkez Bankası'nın bu erken revizyon tercihinin isabetli olduğunu düşünüyorum. Merkez Bankası, tahminini yukarıya çekerek daha gerçekçi bir yaklaşım sergiledi. Bu yaklaşım, piyasalara doğru sinyaller vermesi açısından önümüzdeki aylarda Merkez Bankası'nın işine yarayacaktır. Bu güncellemenin, mart ayındaki Para Politikası Kurulu (PPK) kararını daha kritik hale getirdiğini söylemek gerekir. Enflasyon tahmini değişikliğinin ardından, Merkez Bankası'nın mart toplantısında politika faizi kararını pas geçme ihtimali ön plana çıkmış olabilir.

100