Kıyamet Günü: Yüzleşmeden Kaçış Yok

Kıyamet gününde herkesin yüzleşeceğini iddia eden yazı, bu dünya hayatında sorumluluklarımızı ne kadar ciddiye alıyor muyuz diye soruyor—ama gerçekten de her anın hesabını vermek mümkün mü?

Özet Bu özet koseyazarioku.com tarafından üretilmiştir

Yazar, kıyamet inancının merkezine büyük bir yüzleşme operasyonunu koyarak, bu hayattaki eylemlerimizin ahirette sorgulanacağını vurgulamaktadır. İnsanları hazırlıksızlığından uyarmak ve günlük yaşantıyı dini sorumlulukla uyumlu hale getirmek istediği görülmektedir. Ancak, dünyadaki adalet sistemlerinin yetersizliğine işaret ederken, yalnızca ahirete duyulan korku ile ahlaki davranış gelişip gelişmeyeceği sorgulanmaya açık kalıyor.


Bismillahirrahmanirrahim.

Elhamdülillahirabbilalemin. Ve sallallahu ve sellem ala seyyidina Muhammedin ve âlâalihi ve sahbihiecmeîn. Çok değerli mümin kardeşlerim, biz kıyamet gününe iman ediyoruz. Peki, ne demek kıyamet gününe iman etmek Bu, dünyada ne kadar yaşanırsa yaşansın bir gün bu dünyanın sonunun geleceği demektir. Dünya tuz buz olacak. Allah-u Teala, ilk insandan son insana kadar yarattığı bütün insanları yeniden diriltecek. Hayat, Müslüman için, kâfir için, kadın için, erkek için, zengin için, fakir için yeniden başlayacak.

Ama bu yeniden hayat bu dünyada olmayacak. Bu dünya fani; yeni bir hayat bizleri bekliyor. Yeniden dirildikten sonra başlayan hayatımız, bu dünyadaki yaşantımızın sonuçlarına göre cennet veya cehennem olacak. Allah muhafaza buyursun.

Çok değerli kardeşlerim, bir Hristiyan gibi, bir Yahudi gibi veya dinle ilgisi olmayan biri gibi kıyametten söz edemeyiz biz. Kıyamet, bizim için asıl hesap yeri ve hayatın gerçek gündemidir.

KIYAMETTE BÜYÜK YÜZLEŞME

Kıyametle biz büyük bir yüzleşme dönemine gireceğiz. Kendimizle, günahlarımızla, sevaplarımızla, dostlarımızla ve düşmanlarımızla tam anlamıyla yüzleşeceğiz. Daha açık söylemek gerekirse, Allah ile de yüzleşeceğiz; hesaplaşma anlamında. Biz kıyameti hatırladıkça, kıyamete iman ettiğimizi söyledikçe bir gün iyi veya kötü her şeyle yüzleşeceğimizi itiraf etmiş oluyoruz.

İlk kıyamet sahnesi mahşer yerinde kurulacak. Adem Aleyhisselam'dan son insana kadar bütün insanların ve onlarla bağlantılı canlıların diriltildiği ve toplandığı yer mahşerdir.

Orada herkesle yüzleşme olacak: Dostlarımızla, düşmanlarımızla, üzdüklerimizle, sevindirdiklerimizle. Sonra Allah hesap için çağırdığında kendi amellerimizle yüzleşeceğiz. Oradan sırata geçilecek ve sırat köprüsünde de yüzleşme olacak.

Ateşe, yani cehenneme girenler için de yüzleşme olacak. Cehennemde bile suç ortaklarımızla yüzleşeceğiz. Peki, neden bu kadar geniş bir yüzleşme Çünkü kıyamet, bütün hakların yerini bulduğu, bütün acıların dindirildiği, en ince ayrıntıların dahi ihmal edilmediği yerdir. Bu, dünyadaki mahkemelerden çok farklıdır.

HERKESİN HESABI VAR

Bütün mazlumlar, zulüm görmüş olanlar; devletlerinden, zenginlerden, iş sahiplerinden, işçilerden, eşlerinden, çocuklarından, babalarından, güçlülerden ve kitlelerden zulüm görmüş olanlar, zalımlarıyla yüzleşecek. İlk yüzleşme Allah ile olacak. Allahuekber diye andığımız, ezan okunurken duymazdan geldiğimiz isim sahibi Allah ile yüzleşeceğiz.

O gün ölüm son değil, başlangıç olduğunu gösterecek. Mümin veya kâfir, zalım veya mazlum, zayıf veya güçlü, yöneten veya yönetilen herkes yüzleşecek. Muhtarlar, yönettikleri mahallenin insanlarıyla, işverenler işçileriyle, yöneticiler ise attıkları imzaların bedelini görecek. Orada hiçbir ünvan, hiçbir güç kalmayacak. Herkes, ilk yaratıldığı haliyle Allah'ın huzuruna dikilecek.

Boşa harcanmış emekler, çalınan veya heder edilen kamu malları, anaların döktüğü gözyaşları, babaların helak edilen onurları; iftiraya uğrayanlar ve iftirayı atanlar yüzleşecek. O kadar büyük bir yüzleşme olacak ki, beslediğimiz köpekler, kediler, sütünü içtiğimiz inekler ve diğer hayvanlarla bile yüzleşeceğiz.