Bu anlamsız soruya kızmayın lütfen!
Çünkü, büyük ilgi gören "Sarıkamış Harekâtı Yıldönümleri"nde bunu anlamak mümkün değil!
Her yıl, binlerce kişi Sarıkamış'a gidiyor, Allahuekber Dağları'na yürüyor; konuşmaklar yapılıyor, dualar okunuyor.
Hatta CHP lideri Özgür Özel bile, 6 Ocak Salı günkü Grup konuşmasına, "Sarıkamış Harekâtı'nın 111. yılındayız. Sarıkamış'ın karlı dağları üzerinde yazlık elbiseleriyle, çarıklarla 'Önce vatan' diyerek yola çıkan şehitlerimizi rahmetle anıyorum" cümlesiyle başladı.
Ancak hiç kimse, Şarıkamış'ta ne olduğunu konuşmuyor; hatta bilmiyor!
"HOCAM OLMASAYDIN SENİ ASARDIM!"
Önce, yanlış iliklenmiş ilk düğmeyi çözelim!
Sarıkamış Harekâtı, Osmanlı için yapılmadı!
Savaş ilerledikçe "Batı Cepheleri"nde zorlanmaya başlayan Almanya, "doğu"da da tam bir şok yaşamış; Rusya'ya girememişti. Türkiye Rusları zorlarsa, Almanya rahatlayabilirdi!
"Kazan kazan" prensibi uygulanacak; Enver Paşa da, "Türk İmparatorluğu" hayaline kavuşacaktı!
Kışın en şiddetli günleriydi; ısı eksi 20'lerdeydi; ama bunlar onu hiç ilgilendirmiyordu, sadece "zafer" istiyordu!
15 Aralık 1914 tarihinde Erzurum Köprüköy'deki Karargâha giden Harbiye Nazırı Enver Paşa, Danışmanı Von Schellendorf ile plânladığı harekâtı, Harbiye'den hocası olan 3. Ordu Komutanı Hasan İzzet Paşa'ya harita üzerinde anlatmış ve "Derhal harekete geçin ve Rus ordusunu hemen yok edin" emri vermişti! Hayret içerisinde kalan İzzet Paşa, "Etrafı görüyorsunuz. Yollar müsait hale gelince harekete geçeyim" demişti ama Enver Paşa bu cevaba çok sinirlenmiş; "Hocam olmasaydın seni idam ederdim" cevabı vermişti. Hiçbir şey söyleyemeyen İzzet Paşa, 18 Aralık'ta istifa etmişti.
İstanbul'a dönüşünde Cinis (Ortabahçe) eşrafından Hacıömerzade Tahsin Bey'e misafir olan İzzet Paşa, "Peygamberlik bile 40 yaşında bildirildi. 32 yaşındaki bu maceracı çocuk bizi felâkete sürükleyecek. Allah memleketimizi bunun şerrinden korusun" demişti.
YAZLIK KIYAFETLE BİLE BİLE ÖLÜME!
Sevk ve idareyi bizzat devralan Enver Paşa, kâğıt üzerinde her şeyi mükemmel anlatmış, kışlık giyeceği hatta ayakkabısı bile olmayan askerlere, "Çarığınız, paltonuz olmadığını biliyorum ama Kafkasya'ya ulaşınca nimetlere kavuşacaksınız" diyerek aklınca moral vermişti! Gerçekten askerlerin çoğu güneyden gelmişti ve yazlık üniformalıydı. Ayaklarındaki deri yemeniler ise yürümekten parçalanmıştı.[1]
Enver Paşa "taarruz" emrini 19 Aralık'ta imzalamış ve harekât 22 Aralık'ta başlamıştı. Gizli bir dağ yolundan aşılarak Sarıkamış'a girilecek ve Rus cephesi çökertilecekti! Sonrasında ise sıra, Türkistan ve Hindistan'ın fethine gelecekti!
Ancak, haritada minik çizgilerle gösterilen yalçın dağlar, 2 metre karla kaplıydı. Harekâtla birlikte yoğun kar yağışı ve şiddetli tipi başlamıştı. Eksi 25 dereceye düşen ayazda ilerlemek imkânsız hale gelmişti.
Oysa Enver Paşa, "Asker, yanına ağırlık almasın" talimatı vermiş; "İkmal üssümüz ilerde" demişti. Üstelik, Komutanlara verilen haritalar yetersizdi; mesafeler gerçeğinden kısa gösterilmişti.
ASKERLER ZANGIR ZANGIR TİTRİYORDU!
Akla ziyan emirler yüzünden aklını kaybeden askerler, zangır zangır titriyordu. Sinirden, kucakladığı kar kütlesini öfkeyle kemirenler vardı! Bir günde 10 binden fazla asker can verdi. Bir Türk subayı, "Çam ağaçlarına sarılıp donarak öldüler" diyordu!
Ayrıca Ruslar, Enver Paşa'nın "gizli dağ yolu"nu biliyordu!
Bütün bunlara rağmen 28 Aralık günü Sarıkamış'a ulaşmayı başaran aç ve perişan 10 bin civarındaki Türk askerini, 30'dan fazla Rus sahra topunun beklediğini Enver Paşa bile bilmiyordu.
29 Aralık sabahı iki koldan saldıran askerlerimiz, Rus mevzilerine ulaşmak için önce karla mücadele ediyordu. Ağır topçu ateşine maruz kalan Türkler, havaya uçup kar yığınları üzerine düşüyordu! Bembeyaz karlar, kan kırmızısına boyanıyordu! Her şeye rağmen Rus mevzilerine yaklaşanları ise, Kazak süvarisi püskürtüyordu.
Türk birliklerinden kalanlar, Enver Paşa'nın Erzurum'dan gönderdiği emirle canını dişine takarak gece taarruzu düzenlemişti. Karanlıkta göğüs göğüse savaş olmuş; Sarıkamış sokakları ceset ve şehitlerle dolmuştu!
Birkaç gün daha devam eden çarpışmalar, Türk ordusu açısından felâketle sonuçlanmıştı. 90 bin askerden sadece 15 bini sağ kalmıştı. Mücahitlerin çoğu ise donarak şehit olmuştu.
KATLİAMI, "ZAFER" DİYE KUTLADI!
Felâketi gören Enver Paşa, komutayı 10. Kolordu Komutanı Hafız (İsmail) Hakkı Paşa'ya bırakarak Erzurum'u terk etmişti!
On binlerce askerimiz, onun ihtirası sebebiyle beyhude kırılmıştı ama o, 1915'in ilk günlerinde özel trenle ve büyük bir şatafatla İstanbul'a dönmüştü.
Kahramanlara mahsus gururu, kendisini karşılayan İttihatçı arkadaşlarını bile şaşırtmıştı. Heyetteki kurmay subaylardan Hüseyin Hüsnü Erkilet, Yılmaz Öztuna'ya şöyle anlatmıştı:

15