"Fon Krizi"ni, "dış güçler"le ambalajlayanlardan olmadığımı 13 Ekim tarihli yazımda da dile getirmiştim. Ancak, içeride yaşanan hiçbir şeyin dışarıdan bağımsız olmadığını (veya bağımsız kalmadığını) da biliyoruz!
Varsayalım ki, bu krizin oluşumunda dış güçlerin hiçbir etkisi yok!
Peki...
ABD Başkanı Joe Biden'ın, "Erdoğan'ı muhalefetle devireceğiz" stratejisi çöktü mü
Bırakın "strateji"yi, ne Biden kaldı, ne de işbirliği yaptıkları 6'lı masa!
Peki... Taşeron Biden'a bu görevi veren İsrail'in, Erdoğan ile hesabı bitti mi
Tam aksine, hiç olmadığı kadar kabardı!
Çünkü Türkiye'nin "Bölgesel Sahiplenme" stratejisi yüzünden İsrail'in; Suriye, Irak hatta Lübnan'daki 40 yıllık hesabı altüst oldu!
Ayrıca Erdoğan, 40 yıldır tepe tepe kullandıkları "PKK maşası"nı da ellerinden alarak büyük bir darbe daha vurdu.
Son "Mekke İttifakı" golü ise, İsrail'in dengesini bozdu!
İsrail ile "Abraham Anlaşması" denilen vesayet belgesini imzalamak üzere olan Suudi Arabistan, şimdi "Yayılmacı İsrail'i engelleme" cephesinde!
Yakında Suriye, Mısır ve başkaları da katılacak.
Bu ittifak, dünyanın tek "sınırsız devlet"i olan İsrail'i, "sınır" mefhumuyla tanıştıracak!
İSRAİL, TARİHİNİN EN DERİN HEZİMETİNİ YAŞIYOR!
Güya 70 yıldır hazırlandıkları "Büyük İsrail"in son aşaması için 7 Ekim 2023'te harekete geçen İsrail, bugün 1982'deki "Oded Yinon Raporu"ndan bile geri düşmüş durumda.
Bu yüzden, "müflis İsrail", kendisine bu "iflas"ı yaşatan Türkiye'ye karşı, David Ben-Gurion'un "Çevreleme Stratejisi"ni uygulamaya çalışmaktadır.
Rumların ve Yunanistan'ın "Türkiye korkusu"nu kullanarak batı tarafımızı kuşatmaya çalışan İsrail; Azerbaycan üzerinden de Türk devletleriyle irtibatımızı kesmek istiyor.
İran'ı; her şeye rağmen İsrail tarafına yazabilirsiniz. Ermenistan, Gürcistan ve Rusya'ya da fazla güvenmeseniz iyi edersiniz!
"KAPI"NIN İÇERİDEN AÇILMASINI ÖNLEMELİYİZ!
Ancak bunların hiç önemi yok. Zaten Türkiye, "Üç tarafı denizle, dört tarafı düşmanla çevrili" şeklinde tarif ediliyor!
Bizim için asıl tehdit, "içeride"dir! En kritik eşik ise, 2028 seçimleridir. Zira Erdoğan, bir dönem daha devam ederse...
Türkiye ve bölgemiz, "terör" belasından, kalıcı olarak kurtulacak.
Bu sayede "Tam Bağımsız Türkiye"nin inşası büyük ölçüde tamamlanmış olacak ve bu sağlam platform üzerinde "Türk Asrı" yükselecek.
Bölgemizin bu sayede kavuşacağı "güven ve istikrar" da, Mekke İttifakı ve Bedir Mutabakatı gibi oluşumlarla "kalıcı" hale gelecek.
Oysa "barış ve istikrar", katliam ve işgalden beslenen İsrail için "ölüm" demektir!
Bunları çok iyi bilen "Şeytan zekası", 2028'deki son virajda Türkiye'yi tökezletmek istiyor!
Böylece "tahterevalli" ters dönecek; Türkiye inişe, İsrail tekrar yükselişe geçecek.
Peki bu nasıl olacak
6'LI MASANIN DEVİREMEDİĞİ ORBAN'I, BAKIN KİM YIKTI!
Benzer süreçleri yaşayan Macaristan'a göz atmakta fayda var!
Malumunuz Viktor Orban, 3 Nisan 2022 tarihindeki seçimde, "Macaristan'da birlik İttifakı" denilen "6'lı masa"ya karşı mücadele etmiş ve yüzde 34'te karşı yüzde 53'lük net bir "zafer" kazanmıştı!
Yaklaşık iki yıl sonra, Viktor Orban kabinesinin 10 Şubat 2024 tarihinde istifa eden Adalet Bakanı Judit Varga'nın eski eşi olmasının dışında hiçbir özelliği olmayan Peter Magyar, 11 Şubat günü, YouTube'deki Partizan kanalında, Marton Gulyas adındaki gazeteciye bir röportaj vermiş; Orban hükümetini "sistematik yolsuzlukla" ve "dar bir çevrenin çıkarlarına hizmet etmekle" suçlamıştı.
Bu "sıradan" röportaj, kısa sürede milyonlarca izlenmiş ve "kimsenin tanımadığı" Magyar, bütün ülkede çılgınca desteklenen bir

9