3 yıl sonra ortaya çıkan gerçek: 7 Ekim, Yahudi ve Şiî oyunudur!

İsrail'den 30 yıl önce kurulmuş olan Yahudi gazetesi Haaretz'in haberine göre, Birleşik Arap Emirlikleri Başkanı Zayed, 27 Eylül 2023 tarihinde; yani saldırıdan 10 gün önce HAMAS'ın saldırı planladığını Netanyahu'ya ihbar etmiş ve bütün ayrıntıları anlatmış.

Ancak Netanyahu, bu saldırıdan kimseye bahsetmemiş ve hiçbir adım atmamış!

Çünkü Netanyahu da biliyordu!

Zira, MOSSAD'ın da bu saldırıyı rapor ettiği ortaya çıkmıştı!

Aylardır devam eden hazırlıklardan MOSSAD'ın hiç haberi olmayacak da Netanyahu bunu BAE'den duyacak öyle mi

Yani, bu saldırı kesin olarak biliniyordu; hatta çaktırmadan destekleniyordu!

O KANLI GÖRÜNTÜLERİ KİM PAYLAŞTI

Şimdi 7 Ekim'e geri dönmemiz ve o gün yaşananları, bu bilgi ışığında yeniden değerlendirmemiz gerekir.

Zaten o kadar net gariplikler vardı ki, bendeniz 10 Ekim'de; yani 7 Ekim saldırılarının 3. günü yayınlanan "HAMAS saldırıları kimin işine yarayacak" başlıklı yazımda bunlara dikkat çekmiştim.

Arzu edenler okuyabilir:

https://www.star.com.tr/yazar/hamas-saldirilari-kimin-isine-yarayacak-yazi-1818358/

Bu yazıda bahsettiğimiz "vahşet" görüntülerini aslında kimlerin gururla(!) paylaştığı şimdi daha iyi anlaşılmaktadır.

Nitekim daha o gün, "İsrail bir 'algı' devletidir. Çocuklara bile işkence edecek kadar alçalır ama kendilerine yönelik en küçük saldırıyı ayyuka çıkarır! Dünyanın her yerindeki Siyonist yalakalarını da bu algı için kullanır" demişiz!

SİYONİSTLER, GEREKTİĞİNDE YAHUDİLERİ DE FEDA EDER!

"Hocam 7 Ekim saldırılarında 1200 İsrailli öldü, 250 kişi de rehin alındı; Netanyahu buna bilerek izin verir mi" diyenler olabilir.

Bizim asıl hatamız, Siyonistleri kendimiz gibi değerlendirmektir.

Netanyahu, ölen İsrailliler ve rehineler sayesinde bin kat katliam yaptı! Siyonistler için en iyi Yahudi, İsrail'in menfaatleri için kendini feda eden Yahudi'dir. Bırakın İsrail menfaatlerini, geçen haftaki "uçak krizi"nde asıl hedefin uçağın düşürülmesi olduğu; Netanyahu'nun seçimi kurtarmak için uçaktaki 180 Yahudi'yi feda ettiği ortaya çıktı.

Çünkü Yahudilerin en büyük marifeti, "doğru"dan daha doğru görünen "yalan" organize etmektir!

7 Ekim'den sonra 260 gazetecinin ölümü pahasına deşifre edildiklerine bakmayın; 1948'den bu yana Müslümanlara her türlü zulüm ve katliamı yapmış ama bütün dünyaya, Filistinlilerin Yahudilere uyguladığı terörü(!) anlatmış; kurgu fotoğraf ve görüntülerle herkesi inandırmışlardır.

İşte, bu "mağduriyet" algısını güçlendirmek ve plânladıkları büyük operasyonlara "şok gerekçe" üretmek için gerekirse "harakiri"den de çekinmezler.

Bunun en çarpıcı örneği "11 Eylül 2001 saldırıları"dır.

Görünüşte El Kaideli teröristlerin gerçekleştirdiği "İkiz Kule" terörünün; aslında, çok önceden plânlanmış büyük çaplı Haçlı Saldırıları için gerekli olan "büyük çaplı bir gerekçe" olduğu ortaya çıkmıştı.

Nitekim 7 Ekim saldırılarını da "11 Eylül"e benzeten New York Times, ABD'nin Haçlı Saldırıları gibi İsrail'in de Gazze'ye "kapsamlı kara saldırıları" başlatacağını yazmış; biz de 10 Ekim 2023 tarihli yazımızda aktarmıştık.

3 YIL ÖNCEKİ BU TESPİT AYNEN GERÇEKLEŞMEDİ Mİ

Asıl önemli tespit ise İran hakkındadır.

HAMAS, 7 Ekim saldırılarına İran'ın desteğiyle hazırlanmıştı. Hatta HAMAS yöneticileri, bu destek sebebiyle İran'a teşekkür etmişti. Ayrıca, kesin olan İsrail misillemeleri karşısında İran'ın Gazze'yi yalnız bırakmayacağı iddia edilmişti.