İnsanlar, hayvanlar, melekler, cinler yeniden diriltilmiş mahşere sevk ediliyorlar. Ne olacağını bilemiyorlar. Dehşetli bir sessizlik var. Korku, endişe, meçhul bir beklenti her şeye sızmış durumda. Gözler yuvalarından fırlamış. Herkes kendi derdi içinde. Ve nihayet beklenen tecelli gerçekleşecek. Melekler tesbihata ve zikre başlarlar.
Peygamberler "Allah'ım selamet, Allah'ım rahmet" duygusu içindeler. Yüce Allah o anı kitabında şöyle beyan ediyor: "Yeryüzü parça parça döküldüğü, Rabbin (emri, tecellisi) geldiği ve melekler saf saf dizildiği zaman, işte o gün cehennem getirilecek! İşte o gün insan her şeyi anlar (ve görür ve hatırlar) ama o gün artık ne faydası var O gün insan der ki; keşke geleceğim için hazırlık yapsaydım. Artık o gün hiç kimse (Allah'ın) verdiği azap gibi azap etmeyecektir." (Fecr, 22-26)
ANCAK FISILTI DUYARSIN
Rahman'ın heybetinden sesler kısılmıştır. O gün sadece çok hafif fısıltı halinden başka bir şey işitemezsin. (Taha, 108) Melekler her tarafı kuşatmış haldeler. Bir karış boş yer yok. Peygamberler diz üstü çökmüşlerdir. Evcil hayvanlar, yabaniler, kuşlar, böcekler saf saf. Herkesin ve her şeyin başı önünde. Kararı bekliyorlar.
Suskun her şey ve herkes.
(Tekvir, 5) Dudaklar korku ve endişeyle büzülüyor. O gün dost dostu tanımayacak. (Mearic, 10) O gün kişi korkudan evladını, eşini, kardeşini fidye vermek ister. (Mearic, 11-14)
MAHKEME KURULACAK
Ses gelecek "başınızı kaldırın", ilahi kürsü -adalet terazisi- bütün yeri ve göğü kuşatmış. O gün Rabbin arşını saf saf melekler taşıyor olacak.
YOK OLUŞ ZELZELESİ
"Ey insanlar! Rabbinize karşı gelmekten sakının. Şüphesiz, kıyamet sarsıntısı çok büyük bir şeydir. Onu göreceğiniz gün, her emzikli kadın emzirdiğini unutur, her gebe kadın çocuğunu düşürür. İnsanları da sarhoş bir hâlde görürsün. Oysa onlar sarhoş değillerdir; fakat Allah'ın azabı çok şiddetlidir." (Hac/1-2) O gün güneş ve ay bir araya getirilecek. Gök yarılacak.
Dağlar pamuk gibi atılacak. Ve o gün yer başka yere, gök başka göğe çevrilecek. (İbrahim, 48)
ALLAH O GÜN EMREDECEK
O gün Allah'ın konuşmayacağı, tecelli etmeyeceği kimse yoktur. Arada tercüman olmayacak. Kişi önüne bakar cehennem ateşini görür.
Arkasına bakar cehennemi görür. Hz. Peygamber bunları anlatırken şöyle buyurur:
Hurmanın bir parçasıyla da olsa ateşten korunun. (Buhari, Rikak, 49) Sadaka verin.
VE ÜMİT HEP VAR
O gün cennette olan biri getirilir. Ona sorulur: Halinden memnun musun Adam:
Elbette memnunum. En güzel yer. Adama denir ki: O halde temenni et, daha ötesini arzu et.
Zira Yüce Allah'ın cömertliğinin sınırı yoktur. Adam der ki:
Allah'ım! Beni geldiğim aleme geri gönder. -Dünyaya dönmeyi imkanlı zanneder- Senin için on kez şehit olayım...
O adam şehitliğin faziletini görmüştür. (Ahmed, hd:7996)
ALLAH'I TANIMAYAN O GÜN TANINMAYACAK
O gün her günahlar affedilebilir. Her azap kaldırılabilir. Her yeis ümide dönebilir. Her şey bitti dendiğinde her şey geri dönebilir. İmansızlar, yani Allah'ı tanımayanlar hariç.
Zira onlar nankör oldular. Bu şekilde ölen ahiretten nasip alamaz. Abdullah bin Cüd'an bir örnekti. Ahirete ve dirilmeye inanmıyordu. Ama çok da cömertti. Bunu Peygamberimize sordular. O imansız olduğu halde cennette olabilir mi Efendimiz buyurdu: O cömertliğinden yararlanmayacak. Zira o bir gün veya bir an bile Allah'ım beni bağışla kıyamette, demedi.

10