İsmine sığındığım sevgili

Aşığız Muhammed Mustafa'ya. Dilimizin, kulağımızın, gözümüzün bir yerinde adı vardır her daim.
Yüreğimiz O'na adanmıştır.
Son kelimemiz hep O (SAV) olsun isteriz. Mübarek dudağı aralandığında hep hikmet, güzellik ve sevgi terennüm etti.
Rabbimiz ismini ismine yakın etti. "Muhammed Resulallah = Muhammed Allah'ın Resuludur" dedi. Habibullah dendi O'na. Allah'ın Sevgilisi oldu. Allah'ı sevmenin, samimi olmanın delili; O'na uymak.
Yani Hz. Muhammed'e uymakla bağlantılandı. Ahlakı Kur'an'dı. Derdi Kur'an'dı. Dersi Kur'an'dı. Gözyaşı Kur'an'dı.
Gözünün nuru namazdı.
Hz. Aişe Kur'an'a bakmak ibadettir derdi. Efendimizin yüzüne baktığınızda gördüğünüz Kur'an'dı.
Dudaklarının temas ettiği bardak kapışılırdı. Nazarına bunca saygıdan dolayı O (SAV) konuşurken başlar önde olurdu.
Sahabe sanki başlarında kuş var da uçmasın diye öylece donakalırdı. Resulullah; anlatsana dediğinizde Sahabe durur, donakalır ve dudaklar büzülür inci gibi gözyaşı akıtırlardı. Doyasıya bakamadık ki, yüzüne derlerdi.
Dertlenirlerdi. Bir dem olur, bütün kainat sanki O'nun özlemiyle dolardı. Doluşurdu.

KUR'AN'DAN SONRA SEN VARSIN

Gece O'nun cemaliyle aydınlandı. Bakışıyla gökte bulutlar yağmura döndü.
Yağmur inince yere, dışarı çıktı üstüne dökülen damlalara imrendi. "Karibü'l Ahd";
"Allah'ın emriyle tecelli eden bereket!" dedi. Kur'an'dan sonra Sen varsın. Emanetsin. Emanet ettin. Ümmet emanetini aldı ve teslim etti.

YA SEN OLMASAYDIN

Kim beldelere hakim olan papazları yerle bir ederdi.
Yetimi, yoksulu kucaklardı.
Kadınlar kime dert anlatırdı.
Derdimize derman ol derdi. Ya şu diri diri toprağa gömülen masum kızlar. Kim onları halasa kavuştururdu. Sonra Fatıma olurdu, Aişe olurdu, Rabia El Adevi olurdu. Yeryüzündekilere merhamet edin ki göktekiler de size merhamet etsin derdi. Kim gönlümüzü soğuturdu. Daraldık mı - Hasbunallah, Allah bize yeter - demezsek kim ruhumuza üflerdi. Tevekkülü kim öğretirdi.
Felsefi hezeyanlara, kulu kula kul yapan ideolojilere kim dur derdi. Bizi bütün vesvese ve boşluklardan sahili selamete kavuştururdu.
Tam uçurumun kenarında idik. Geldi ve aldı bizi. Güçlü kılındı. Haksız da olsa. Geldi ve adaleti tanıttı. Komşuyu tavsiye etti. Neredeyse varis olacaktı.

NEDEN HEP MUHAMMED (SAV)
Zira O'nun yaşantısı ve ahlakı insanları İslam'a ısındırdı.
Batıda önyargılı düşünürler O'na saldırdılar. Zira O'nun Peygamberliğini hazmedemediler.
İçimizdeki kandırılmış kişiler, kötü niyetli ve başka yerlerden yemlenen İslam düşmanları O'na saldırdılar. Muhammedsiz bir din peydahlamaya çalıştılar.
Bize Kur'an yeter gibi doğru bir sloganı özünde Muhammedsiz bir İslam için ürettiler. Önce Hz.
Muhammed'i dışlayacaklar sonra da Kur'an'ı kendilerince tefsir ve te'vil edecekler. Bir taşla bir çok yere isabet edecekler.
Muhammedî bahçedeki gülleri koparmaya çalıştılar.
Bahçelerimize mevsimsiz kırağı düşürdüler.