Yaptığımız işlerde dünyevi karşılık beklemeden sadece yüce Allah'ın rızasını gözetmeliyiz. Allah'ın rızasını gözeterek yaptığımız güzel işler bizi çeşitli belalardan kurtarır.
Hazreti Peygamber anlatıyor: Üç kişi yolda giderken sağanak yağmura yakalanıp bir dağın mağarasına sığındılar. Sığındıkları mağaranın önüne, dağın üzerinden bir kaya düşüverdi ve mağaranın ağzını kapattı. Bunun üzerine içlerinden biri şöyle dedi: "Allah için işlediğimiz bir iş varsa hatırlayalım ve onu vesile ederek Allah'a dua edelim, belki bizi bu beladan kurtarır." Bundan sonra diğeri, "Ey Rabb'im! Benim pek yaşlı anam babam vardı ve bir de küçücük çocuklarım. Onlara ben bakardım. Otlaktan koyunlarımla döndüğümde, koyunları sağar ve yavrularımdan önce ana babama süt içirirdim. Bir gün karanlık bastıktan sonra gelebildim ve ana babamı uyumuş olarak buldum. Yine koyunlarımı sağdım, çocuklarım açlıktan ağladıkları hâlde ana babamdan önce onları beslemeyi uygun bulmadım. Ana babamı uyandırmaya kıyamadığım için, sabaha kadar başuçlarında bekledim. Ya Rabbi eğer bu amelim senin yanında kabul olunup rızanı kazanmışsa, göğü görecek kadar olsun, önümüzü açıver" dedi. Allahu Teala, kayayı biraz kaldırmak suretiyle bir miktar açtı ve gökyüzünü gördüler. İkinci kişi, "Ey Allah'ım! Bir akrabamın kızı vardı. Onu, bir erkek, bir kadını nasıl severse öyle aşırı bir sevgiyle seviyordum. Bir gün kendisiyle beraber olmayı arzu ettim. Kanmadı, 'Yüz dinar getirmedikçe olmaz' dedi. Parayı biriktirinceye kadar çalıştım ve bu arzum tam gerçekleşmek üzereyken akrabamın kızı, 'Ey Allah'ın kulu! Allah'tan kork ve ancak Allah'ın hakkı olan nikâh ile bana yaklaş' dedi. Bunun üzerine derhal vazgeçip kalktım. Eğer bunu senin rızan için yaptığımı kabul ediyorsan, kayayı biraz daha aç" dedi. Allahu Teala da kayayı biraz daha açtı.
IŞIĞI GÖRDÜLER
Üçüncü kişi ise şöyle dedi: "Ey Rabb'im, ben bir miktar pirinç karşılığında, birini ücretli olarak çalıştırıyordum. İşini bitirdiğinde 'Hakkımı ver' dedi, verdim ama sonradan almak istemedi ve gitti. Ben de o pirinci ekmeye devam ettim ve ondan elde ettiğim kazanç sonunda, çobanlarıyla birlikte bir inek sürüsü temin ettim. Alacaklı günün birinde geliverdi ve 'Allah'tan kork, alacağımı ver' dedi. Ben de kendisine, 'Çobanlarıyla birlikte duran şu inekleri al' dedim. Adam, 'Benimle alay etme!' dedi. 'Alay etmiyorum, onlar senin, al' dedim. Ve o da aldı gitti. Ey Allah'ım, eğer bunu senin rızan için yaptıysam, mağaranın kapısının kalan kısmını da aç." Allahu Teala da mağaranın kapısını onlara çıkıp gidebilecekleri kadar açtı ve ışığı gördüler. Onlar da yollarına devam etti.
ÇOCUKLARA DAİR BAZI NOTLAR
Sevgili anneler, bu sözlerim size...
Çocuğunuzun ilk duyduğu şey sağ kulağına ezan, sol kulağına kamet olmalı.
Çocuğunuzu temiz tutun; hem yüreğini hem bedenini.
Yemeğini zamanında verin, disiplin öğretin.
Yere çöp atılmayacağını, tükürülmeyeceğini öğretin.
Çocuğunuza özgüven için sorumluluk verin.
Her istediğini hemen yapmayın, bazılarını erteleyin.
Sevin ama her şeyine evet diyecek kadar sevdiğinizi belli etmeyin.
Korkutacak şeyler anlatmayın.
Küfür, hakaret, çirkin söz öğretmeyin.
İnternette ne yaptığını kontrol edin.
Büyüklenme duygusunu törpüleyin, yalan söylemesin.
Yumuşak konuşun, nezaket öğretin.
Din ve cinsellikle ilgili sorularına telaşlanmadan akıllıca cevaplar verin.
Çocuğu çıplak gezdirmeyin. Bir örtünme, korunma duygusu gelişsin.
Çocuğunuza para verin ama onunla yetinmeyi öğretin.
Çocuğunuza fakirlere yardım etmeyi öğretin.
Çocuğunuza ortak mal ve paylaşım duygusunu yerleştirin. Bir şey alın ve "Bu hepimizindir" deyin.
Çocuğa edep, muaşeret ve saygı öğretin.
Fatiha'yı, Hz. Peygamber'in (SAV) adını, dini terimleri (yaşına uygun) öğretin.

4