HZ. Ali der ki; bir gün Hz.Peygamber (S.A.V) bana yaslandı şöyle buyurdu: "Erkek ve kadınların günaha gireceği zaman haliniz ne olacak"
Sahabe dedi ki; "Böyle bir hal olacak mı ey Allah'ın Resulü"
Efendimiz: "Evet olacak belki daha beteri olacak" buyurdu.
Hz. Peygamber: "İyiliği emretmek ve kötülükten sakındırmak konusunda sessiz kaldığınızda haliniz ne olacak"
Sahabe: "Bu olacak mı ey Allah'ın Peygamberi"
Hz. Peygamber: "Evet bu olacak. Ve hatta daha beteri olacak."
Sahabe: "Bunun daha fecisi nedir ey Allah'ın Elçisi"
Hz. Peygamber: "Kötülüğü emredip iyiliği engellediğinizde haliniz ne olacak."
Sahabe: "Bu olacak mı ileride ey Allah'ın Elçisi"
Hz. Peygamber: "Evet olacak. Hatta daha kötüsü olacak. İşte o zaman haliniz ne olacak."
Sahabe: "Daha beteri nedir ey Allah'ın Elçisi"
Hz. Peygamber: "İyiliği kötü, kötülüğü iyi gördüğünüz zaman haliniz ne olacak."
Sahabe: "Bu olacak mı Ey Allah'ın Elçisi"
Hz. Peygamber: "Evet bu da olacak."
İYİLİĞİ YAYALIM
Sürekli kötü olan hususların konuşulması kötülüğü davet eder. Zira şerrin tavsifi - anlatılması - şerre yol açar. Bu nedenle de toplumun önünde kötülüklerin ve kötülerin daimi olarak konuşulması iyiliği sıradan hale getirir.
Toplumla ilgili ümitleri kırar. Dünyaya kötülüğün hakim olduğu anlayışını hakim kılar. Bu nedenle elimizden geldiği kadar güzel, temiz, duru, nezih, faydalı, örnek alınabilir şeyleri gündeme getirelim. İyiliği yayalım. Buna - emri bi'l maruf - denir. İyiliği emredelim. Kötü olan şeylerden sakındıralım. Buna da -nehyi ani'l münkerdenir.
Kötülükten sakındırmak, iyiliğin önünü açalım. Kötülüğün önünü kapatalım. Evlatlarımız bozan, ifsat eden değil tamir eden ıslah eden şeylerle karşılaşsın. Bunun büyük çoğunluğu da baba ve annelere düşer. Her şeyi okuldan veya devletten beklemeyelim.
DENİZ TAŞIMACILIĞINA ÖNERİ
Son deniz faciasında çok insanımızı kaybettik. Allah hepsine rahmet etsin. Kalanlara ise sabır dilerim.
Konu her boyutu ile tartışılıyor, konuşuluyor. Dinlediklerimizden anladığımız o ki, kargaşa sırasında can yeleği bulamayan, bulsa da nasıl takacağını bilmeyen insanımız çok. Böyle bir ortamda can yeleği de bulunamayabilir.
Önerim şu: Uzun yolculuklarda tedbiren gemiye binen herkese can yeleği giydirilmeli. Yolculuk boyunca da çıkarılmamalı.
Gemi limana yaklaşınca da bu yelekler görevlilere emanet edilmeli. Böylece beklenmeyen bir durumla karşılaşıldığında hayatta kalma oranı yüksek olacaktır.
Konunun detayı konuşulabilir. Uzmanların görüşü alınabilir. Ama bazı hususlarda şartların zorlanması durumunda radikal kararlar alınmalıdır. Hepinize geçmiş olsun. Rabbim korusun.
PEYGAMBERİMİZ DUAYI ÖĞRETİYOR
Efendimizin arkadaşları derler ki Hz. Peygamber (S.A.V) bir yerde oturduğunda 100 (yüz) kez "Allah'ım Senden bağışlanma dilerim. Senden başka ilah yoktur. Sen Hayy ve Kayyum olansın." demeden kalkmazdı.
O şöyle buyurdu: "Ben günde 100 kez Allah'tan beni affetmesini dilerim." Yine o şöyle buyurdu:

2