Günahlara karşı örtücü olun

Allah "settar"dır, yani günahları, ayıpları ve kusurları örtendir. Bize düşen de insanlara karşı önyargılı olmamak, onların günahlarını ve ayıplarını açığa çıkarıp yaymamaktır.
Bizim doğru bildiğimiz yanlışlarımızdan biri de insanlarla ilgili değerlendirmelerimizdir. Önyargılıyız çoğu kez. Bir tavrına bakıp insanları kategorize ederiz. Tanımak için fırsat tanımayız.
Güvendiğimiz biri "iyidir" derse o bizce de iyidir, "kötüdür" derse o bizce de kötüdür artık. Birini karalamışsak, artık o ağzıyla kuş tutsa önemli değildir. Dedikoduya, fırsatçıların değerlendirmelerine kapımızı hep açık tutmuşuzdur. İnsanlara mesai harcamak yerine, bir tanıdığımızın tanıklığıyla yetiniriz. Belki de böylece farkında olmadan, bir yalancının yalanına ortak oluruz.
Birine kötü denmişse, "Ateş olmayan yerden duman çıkmaz, vardır bir yanlışı" deriz. Bir yanlışı olmuşsa adamın, "Hay seni sahtekâr" diye damgayı vururuz. Anlamaya çalışmayız. Hele dinlemeye hiç vakit ayırmayız.
HZ. ÖMER'İN İÇTİHADI
İslam tarihinin en sert insanı olarak bilinen ve "Ben kınından çıkmış bir kılıçtım. Hz. Muhammed (SAV) beni kınıma soktu" sözüyle de bunu itiraf eden Hz. Ömer'in yanına bir adam geldi ve şöyle dedi: "Bir problemim var, çözemedim, bana yardım eder misin" Hz. Ömer "Anlat" deyince de anlatmaya başladı:
"Benim bir kızım vardı. Onu cahiliye döneminde diri diri gömmek için toprağa koydum.
Sonra da ölmeden çıkardım. Daha sonraki yıllarda önemli bir yanlışlık yaptı, zinaya düştü.
Yaptığı bu yanlışlık onu o kadar sıkıntıya düşürdü ki, intihar etmeye yeltendi.
Damarlarını kesti.
Onu zor kurtardık.
Kızım bu hadiseden sonra tövbe etti. İyi bir yönelişle Allah'a yöneldi.
Şimdi ise kızıma bir talip çıktı.
Onu evlendireceğim.
Kızıma talip olanlar ise bu olaydan (zinadan) haberdar değiller.
Şimdi sana soruyorum ey müminlerin emiri: Ben ne yapayım
Damat olacak kişiye, kızımın bu olayını anlatayım mı yoksa susayım mı" Babayı büyük bir dikkat ve sabırla dinleyen Hz. Ömer, kızın yaptıklarını deşip hiddetleneceğine adama şöyle seslendi: "Adam! Allah'ın örttüğünü, ortaya saçmadığını, sen mi deşifre edeceksin Allah'a yemin ederim ki, böyle bir şey yaparsan, yani kızının açığını yayarsan seni bu ülkenin insanlarına rezil ederim. Git ve kızını başından hiçbir olay geçmemiş namuslu bir kadın gibi evlendir." (İbnül Cevzi, Menakıbı Ömer, s. 169).
MUHATAP ALLAH'TIR
Hz. Ömer'in bu içtihadında günahlara karşı "settar-örtücü" olan İslam'ın derin izleri görülebiliyor. Çünkü yapısı gereği hesap soran, hiddetlenen ve dini koruma noktasında en toleranssız olan büyük bir şahsiyeti bu geniş yelpazeye çeviren Hz. Muhammed'den (SAV) başkası değildir.
Bu satırlar gayrimeşru bir ilişkiyi meşru görmek değil, kulu Allah'la muhatap etmeye bir çağrıdır. Bu teraziyi Hz. Ömer'den daha iyi kuracak insan zor bulunur herhalde.
BÜYÜKLERİN DUALARI
İmam-ı Azam'ın DUASI
O yüceler yücesine isyan ettim, günahlar içine düştüm.
Biliyorum, yapmamam gerekirdi. O gerçek bir sahiptir. O terbiye edendir.
O çok merhametli olandır.
O bağışlayandır. Allah, her şeye gücü yetendir. Kul muhtaç oldukça çokça verendir.
EY Mennan! İstemeden de veren, kul sıkışmasa da veren sadece sensin.
EY beni yaratan! Bak senin için gözlerim yaşarıyor. Senin için ağlıyorum.