Dini dernek, cemaat, vakıf, tarikat ve oluşumların tümüne bir mümin olarak çağrım veya hatırlatmam olacak. Lütfen bu yazdıklarımı insafla değerlendirin.
Ön yargısız değerlendirin. Niyetim bu yapıları aşağılamak değildir. Ama müminler olarak birbirimizi uyarmak zorundayız. Kur'an -ve hatırlat, uyar (Zariyat 55) buyuruyor. Bize düşen de o.
Ey muhterem büyükler!
Mensuplarınıza, olağanüstü bir şey olmadığınızı, Yüce Allah'ın rahmetine sığınmış aciz birer kul olduğunuzu söyleyin.
Tek mürşit olmadığınızı, dünyanın sizin etrafınızda dönmediğini, sizin gibi İslam'a hizmet eden başka milyonların da olduğunu hatırlatın.
Mezarda ve ahirette sizi sevenlerden ve size bağlı olanlardan hiçbir azabı uzaklaştıramayacağınızı, kendi akıbetinizin ne olacağını dahi bilmediğinizi apaçık söyleyin. Kimse sizi ahiretin öncüsü, kurtarıcısı zannetmesin. Çünkü öyle değilsiniz. Hz. Resulullah (SAV) bile; "Vallahi yarın bana ve size ne olacağını bilemiyorum" buyurmuyor mu
ŞEREFLİ VE ONURLU
Hz. Ömer'in yanındaki Hz. Huzeyfe'ye (ki Peygamberimizin sırdaşı sayılırdı); Hz. Peygamber (SAV) "Beni de münafıklardan saydı mı" diye soracak kadar ahiret hesabından korktuğunu unutmayın. Bunları müntesiplerinize anlatın. Siz bir Hz. Ömer değilsiniz. Ama o hassasiyeti göstermelisiniz.
Müridinize, müntesibinize, bağlınıza, talebenize sadece Allah'ı hedeflemeleri gerektiğini anlatın. Hepinizin hedefi Allah'a çağırmak olmalıdır.
Başkalarının kendiniz kadar aziz, şerefli, onurlu ve hatta doğru olabileceğini anlatın. Söylediğiniz hakikat olsun. Ama hakikat sizin tekelinizde değil.
Size uyanlara, cemaatinize şöyle deyiniz: "Beni değil, Hz. Peygamber'i anlatın. Benim özelliklerimi anlatacağınıza, Hz. Peygamber'in ahlakını anlatın. Bunları fısıldayın size gelenlere, sizi sevenlere." Müridlerinize, bağlılarınıza, sevenlerinize, arkadaşlarınıza şunu fısıldayın: Biz faniyiz. Biz birer vesileyiz. Sadece ve sadece Hz. Muhammed'i (SAV) anlatın. Sevdirin. Örnek gösterin. Her gün binlerce alkış alsanız ne mana ifade eder. Baki olan Rabb'i (CC) ve ebedi önder Muhammed el-Emin'i anlatın. Tanıtın. Aksi halde sizi çok seven, size bağlı olan, dergâhınıza gelen herkes bir nedamet ve ahiret hüsranı olarak size döner. İnanınız ki bu böyle olacak. Bu hesabın altından kalkamazsınız.
KUTSALIMIZDIR
Dini hizmet kurumlarının derdi ve hedefi İslam'ı tebliğdir. Evlatlarımıza, bize İslam'ı sevdirmek olmalıdır. Başka bir hedefleri olmamalıdır.
Derslerinizde, sohbetlerinizde, hitabelerinizde, eğitimlerinizde sadece ve sadece bir insanı öne çıkarın. Bütün sohbetlerinizde, konuşmalarınızda, bütün yönlendirmelerinizde sadece bir insanı model gösterin.
Sadece O'nu anlatın.
O da, Hz. MUHAMMED MUSTAFA'dır (SAV). Sadece O'nun üzerinden İslam'a insanları çağırın. Çünkü siz yanılabilirsiniz. Çünkü masum değilsiniz. Çünkü insanların vebalinden korkun. Pişman olursunuz yarın. Hz. Muhammed önemlidir. Zira sizin de, size uyanların da kurtuluşu O'na dönmektir.
Toplum O'nu tanıdıkça sevecektir. Sizi sorgulanmaz zannediyor. Sizi yanılmaz sanıyor. Sizi böyle biliyor. İnsanları böyle yetiştirdiniz.
Belki bir kısmınız özellikle böyle olsunlar istediniz. Nasıl ikaz etsinler Nasıl uyarsınlar ki sizi İmanlarını yitirmekten korkuyorlar insanlar. Yazık değil mi Bu İslam mı Yarın toprak var. Hesap var. Nedamet var. Sorgu var.
Kurtaramazsınız. Hesap veremezsiniz. (Elbette çizgisi düzgün olanlara, kendinin bir şey olmadığının farkında olanlara sözüm yok.) Benden şimdilik bu kadar...
Ben gerekeni söylediğime inanıyorum. Gerisi size ve vicdanınıza kalmış.
Manevi makamları biz değil, Yüce Rabbimiz takdir buyurur. Yetim ve öksüz kalmış torunlarını doyurmak için ev temizliğine giden şu köşedeki yaşlı nine belli hepimizden binlerce kez Allah'ın huzurunda daha üstündür. Kıymetlidir. Cennetliktir. Kim bilir.
Kul hakkına, yetim hakkına, helale, harama, helal kazanıp helal harcamaya -mutlaka dikkat ediyorsunuzdur biraz daha dikkat edin.

11