ISPARTA'NIN GELENEKSEL PİKNİĞİ GÖLCÜK KRATER GÖLÜ PİKNİK ALANINDA YAPILDI. BULUŞMA MUHABBET VE ŞEVKE MEDAR OLDU.
Nur talebeleri için zaman, mekân, şahıslar farklı olsa da, hakikat değişmiyor. Her şartta "şahs-ı manevînin" gereği olan hizmet faaliyetlerine devam ederler. Ege ve Göller Bölgesinin bahtiyar şehri mübarek Isparta, geçen hafta sonu, başta Antalya olmak üzere, Burdur ve üç ilin ilçelerinden gelen Yeni Asya okuyucuları Gölcük Krater Gölü Piknik Alanında buluştular.
100. yıla yakışan buluşma
Isparta Yeni Asya okuyucularının çok güzel organizesine şahitlik ettik. Isparta Krater Gölcük Gölü ve civarı harika manzarası, yemyeşil ağaçları, buz gibi suyu, yeşilliğin her türlü tonu, tertemiz havasıyla Allah'ın bu mübarek mekâna harika bir ihsanı. Dört yıldan beri Haziran aylarında bu manevî atmosfer ve dostluk sohbeti sofrasını dört gözle beklere olduk. Bu yıl da nasip oldu elhamdülillâh. Son dört seneden beri geleneksel hale gelen bu buluşmada Hazret-i Üstadın bu diyarlara gelişinin 100. yıldönümünün yanında, aynı zamanda, Van'da yazılmaya başlanan, Burdur'un değirmen önü tepesinde geliştirilen ve Isparta'da tamamlanan "Nur'un İlk Kapısı" kitabının da bir yıldönümü olması münasebetiyle dersler ve sohbetler bu konuya odaklandı.
Nur'un ilk kapısı
"Nur'un İlk Kapısı," Türkçe olarak 1926'da Burdur'da telifine başlanıp Isparta merkezde bitirilen bu eser, Üstad'ın Kemalist rejim tarafından Van'dan alınarak Batı Anadolu'ya sürgün edilmesiyle birlikte yazdığı ilk risaledir. Telif edildiği tarihten 1954 yılına kadar el yazması olarak kalmış. Üstad'ın ifadesine göre, "Bütün bütün unutulmuş; vücudu bilinmeyen" bir kitap halindeyken, 1954 yılının Ağustos ayında, "Nur'un birinci medresesi Barla'yı ziyaretinin bir meyvesi olarak, Sıddık Süleyman tarafından kendisine hediye edilir. Nur'un İlk Kapısı, Üstadın tavsifiyle, "Risale-i Nur'un bir fihristesi ve bir listesi, bir çekirdeğidir." İlk önce el yazısıyla telif edilmiş sonra da teksir edilmeye çalışılmıştır. "Bu risalenin felsefeye vurduğu tokat, beşere zararlı, dine zıt olan felsefeyedir. Beşere menfaatli ve diyanete dost olan felsefe değildir. Hem 'ecnebî kâfirler' tâbiri, İslâmiyet ve din aleyhinde çalışanlara aittir" notu önemlidir.
Hakikat dersleri
Üstad, "Nur'un İlk Kapısı"nı, Mesnevî-i Nuriye'deki "Nokta Risalesi"nin 'Üçüncü Kısmı' olarak nitelemektedir. Birinci Kısmı, "Tevhid" olan Nokta Risalesi'nin, İkinci Kısmı "Haşir, Melaike ve Beka-i Ruh"a dairdir. Başta Üstad olmak üzere, Nur'un İlk Kapısı müstensihlerini rahmetle anarken, onlara lâyık hayru'l-halefler olmayı Rabbimiz'den niyaz ediyoruz. Bu tarihî hakikatler muvacehesindeki derslerinden sonra, Ispartalı ev sahiplerinin ikramlarını, iki yıldan beri sürdürülen Antalya, Burdur, Isparta illeri aylık "evre Dersi" geleneğini de bu güzel mekânda icra etmiş olduk. Hizmet Rehberinden ders okundu.

18