Kültür emperyalizmi

Emperyalizm, modern çağda kılık değiştirdi, biçim değiştirdi, boyut değiştirdi, yön değiştirdi, rota değiştirdi. Artık yüzyıllar öncesindeki emperyalizmin ahtapot kolları savaşlarla, mücadelelerle, işgallerle kendisini göstermiyor. Yeni dünya düzeninde artık kültürel işgal, kültürel emperyalizm dönemi başladı.

Bizleri sömürmek, biçimlemek, yönlendirmek, farklı algılar etrafında zihnimizi dönüştürmek için çabalayanlar kültürel emperyalizmi devreye soktular. Dilimizi, örfümüzü, ananemizi, yaşam biçimlerimizi, kılık kıyafetlerimizi kendi arzuladıkları biçimlerde yönlendiriyor, bizleri gizli bir dünya perspektifinin penceresinde hapsediyorlar, algılarımızı kendi kültür formlarımızdan uzaklaştırıp, onların biçimlediği bir kültürel formasyona hapsediyorlar.

Yıllar önce Ülke TV'de ünlü şairlerimizden merhum Bahattin Karakoç'la yapılan bir röportajı seyretmiştim. Modern çağda kültür emperyalizmine maruz kalan insanların her şeylerini unuttuklarını, değerlerine yabancılaştırıldığını, dilini, dinini, örfünü unuttuğunu kaydeden Karakoç, "Bu konuda önlem alınmazsa, kimliğimizi kaybedebiliriz" mealinde bir şeyler söylemişti.

Emperyalizmin uç beyi kapitalizm, insanlarımızın ruhunu farklı şekillerde deforme ediyor. Örneğin, zihinlerde oluşturulan yabancı marka düşkünlüğüyle, insanlar satın aldıkları markalarla kendilerini özdeşleştiriyorlar, o markanın moda rüzgarıyla hatta kasırgasıyla bambaşka bir dünyanın çöllerinde, bataklıklarında savrulup gidiyorlar.

Zihinlerimize yerleştirilen batı hayranlığı, bugün sokaklarımızda caddelerimizde faaliyet gösteren en küçük esnafın bile ticari tabelalarına "İngilizce, Fransızca" sözcükler olarak yansıyor. Kendi ülkesinin diliyle faaliyet göstermeyen, markasını veya tabelasını yabancı kelimelerle süsleyerek ticari faaliyetlerini genişletmeye çalışan insanlarımız, zihinsel olarak işgal edildiklerinin, kültür emperyalizminin en ağır boyutunu yaşadıklarının farkına bile varmıyorlar.

Hiçbir derinliği olmayan batı medeniyetinin selamlaşmalarını, "By by, çav" gibi anlamsız kelimelerini kullanmaktan geri kalmayan gençliğimiz, İslam medeniyetinin kendilerine sunduğu, "Selamünaleyküm, Allah'a ısmarladık" gibi selamlaşmalarını ise söylemekten ısrarla imtina ediyor.