Yazar, TMSF tarafından Doruk Madencilik sahibine devredilen kömür yataklarında 5 aydır maaş almayan işçilerin direnişini anlatarak, karlı işletmelerde işçi haklarının neden göz ardı edildiğini sorgulamaktadır. Temel iddiası, devlet tarafından işçi alacaklarının korunmaksızın yapılan devirle, kapitalist ahlakın ve adalet mekanizmalarının çöktüğüdür. Ancak yazarın tüm sorumluluk patrona yüklemesi, TMSF'nin finansal kararlarının detaylarını tam bilmeden yapıldığını varsayar mı?
Ne atları vardı, ne arabaları! Ne de paşa babaları! Lüks otomobillerine binerek, özel jetleri ile uçarak da gelmediler. Başlarında sarı baretleri 9 günde yürüyerek geldiler. Yürüyüş, Eskişehir'den 13 Nisan'da başladı. Ankara'da gündüzleri bel üstleri çıplak betona oturuyorlar. Enerji Bakanlığı'nın önünde açılık grevi yapıyorlar. Direnişleri 14 gününü doldurdu. Onlar kömür madeni işçileri; canından can, kanından kan veren en zor, en riskli işi yapıyorlar.
★★★
5 aydır maaş alamamışlar.
Tazminatlarına çökülmüş.
Bunu duyurmaya geldiler.
10 yaşında, 12 yaşında, 13 yaşında kız ve erkek çocukları da 23 Nisan bayram günü Eskişehir'den Ankara'ya babalarının yanlarına, onları desteklemeye koştu. ocuklar yüzlerini Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ne dönüp, "İşçi babamızın ücretini vermezseniz biz hayatımızı nasıl sürdüreceğiz" diye bağırdılar.
Cumhurbaşkanı!
Sağıra yattı.
14 gündür susuyor.
★★★
130 kömür işçisi, futbolcu olsalardı. Maaşlarımızı ve transfer ücretlerini ödemiyorlar deselerdi, yer yerinden oynardı. TFF, UEFA, FIFA kulübe para cezası yağdırır, puan siler, transfer yasağı koyar (Adana Demirspor'un başına gelenler) o kulübün başkanını yerin dibine sokarlardı. Kömür işçilerinin ücretini ve kıdem tazminatlarını ödemeyen Doruk Madencilik Şirketi'nin sahibi Sebahattin Yıldız'a kimse tek laf etmedi.
Cumhurbaşkanı susuyor.
Enerji Bakanı susuyor.
alışma Bakanı susuyor.
Adalet Bakanı, yağcı gazeteci çağırıp kendi reklamını yazdırma peşinde. TMSF de susuyor. Kömür ocağını ve yanında Yunus Emre Termik Santrali'ni Yıldızlar Holding bünyesindeki Doruk Madencilik sahibi işadamı Sebahattin Yıldız'a 2022 yılında TMSF verdi. O yıl TMSF'nin başkanı Fatin Rüştü Karataş adlı yüksek bürokrattı. Fatin Rüştü Karataş Bey, siz bu işadamına kömür madeni ile termik santrali işçinin maaşını ödeyebilecek garantileri almadan mı verdiniz
Niçin susmaktasınız
★★★
32 yıl Başbakanlık Yüksek Denetleme Kurulu'nda ve 4 yıl da Halk Bankası'nda müfettişlik yapmış emekli müfettiş Şenol Sararfi, Eskişehir'deki kömür yataklarının ve Yunus Emre Termik Santralinin TMSF tarafından Doruk Madencilik sahibine devri sırasında yapılanları, kaynaklara inerek inceledi. Bulduğu sonuçları size aktarayım diye bana gönderdi.
İşte aktarıyorum:
"Eskişehir bölgesindeki kömür rezervleri ve yanında Yunus Emre Termik santrali TMSF'nin yönetimindeyken Doruk Madencilik sahibi işadamına geçerken kaç firmadan teklif alındı En iyi teklifi veren Sebahattin Yıldız adlı işadamının şirketi Doruk Madencilik miydi Bilinmiyor. Yasaların gereği açıklık, şeffaflık, bilgilendirme yok. TMSF, kayyum olarak elinde tuttuğu kömür yatağı ile termik santrale 2022 tarihinde 3.2 milyar TL değer biçildiğini söylüyor. Fakat Doruk Madencilik sahibi işadamından alınan 1.1 milyar TL. Kalanı 2.1 milyar TL, Avrupa İmar Bankası ile ekya Export Bank'tan alınan kredilerin kapatılması için mi ödendi Açıklık, netlik yok. Yasalara göre öncelikli olarak ve ilk olarak önce işçilerin birikmiş alacakları, kıdem tazminatları ödenmesi, özlük haklarının garanti altına alınması gerekirdi. İşçinin tüm alacağı en önce ödenmeliydi. Yasalar bunu emrediyor. TMSF, Doruk Madencilik sahibini ekonomik ve finansal yönden rahatlatan haksız, hukuksuz işler yapmış. Kömür yatağına ne kadar değer biçildi Bu yatak işadamına bedava mı verildi Bu yatakların asıl sahibi olan TKİ, bu konuda bir açıklama yapsa iyi olur. Şu andaki elektrik fiyatlarına göre Yunus Emre Termik Santrali'nin yıllık karının 250-300 milyon TL olması gerekir. Yılda 300 milyon TL karla çalışan bir şirket işçisinin maşasını neden ödemez"

8